Twitter

KABA YEM FİYATLARI

Memleketin en ve süt sorunu kısır döngüye girdiği için, küçük aile işletmeleri üretimden çekilmeye başladığı için alınmaya çalışılan tedbirlerle hayvancılık, ne yazık ki tarımsal yapının ötesine geçmiştir.

Arazilerin çok parçalı oluşu ve bitkisel üretimle hayvansal üretimi birlikte sürdüren küçük aile işletmeleri büyüyen sektöre ayak uyduramamasına rağmen halen hayvansal üretimin motoru özelliğini korumaktadırlar.

Et ve süt üretimini artırmak için uygulanan politikalardan biri sıfır faizli kredilerdi ve bu kredilerle, yurdun değişik bölgelerinde tarlası olmayan binlerce orta ve büyük ölçekli sığırcılık işletmesi kurulmuştu. Yeni kurulan, özellikle sıfır faizli kredi kullanılarak yeni tesis edilen işletmelerin önemli bir kısmı yemini dışarıdan temin etmektedir. Son yıllarda kurulan bu büyük çaplı işletmelerin sayısı 35.000 adedi geçmiştir. Bu işletmelerdeki toplam sağmal inek sayısı ise 750.000'in üzerinde bulunmaktadır. Ot, silaj ve saman ticaretinin yoğunlaşması da, bu işletmelerin kaba yeminin çoğunluğunu dışarıdan temin ettiğini göstermektedir. Konya-Karapınar, İzmir Ödemiş, Tire, Bayındır ve Torbalı, Burdur, Çanakkale-Biga, Balıkesir-Gönen ile Kırklareli-Lüleburgaz gibi bölgelerde hayvan sayısı, işlenen arazi kapasitesinin birkaç kat üzerine çıkmıştır. Diğer bir deyişle mevcut hayvan sayısı kaba yem üretimi bazında işlenen arazinin taşıma kapasitesini aşmıştır. Bu işletmelerin yakın çevrelerinden kaba yem tedarik etme imkânları kalmamıştır. Bununla birlikte, belirli bölgelerde yoğunlaşmaları, üretim bazında önemli kümelenmeler oluşturmaları, bulundukları bölgelerde sektörü geliştirmiştir. Çoğunluğu dış kaynakla ayakta durmaktadır.

Arada bir yaşanan kuraklıklar ve kaba yem üretimindeki darlıklar, talep fazlalığı kaba yem fiyatlarını sürekli artırmaktadır. Bazı yıllarda balyasını bağlatana bedava verilen saman geçtiğimiz yaz sezonunda tarlada balyası 5 TL'den satılmış, depoya girdikten sonra fiyatı 15 TL'ye kadar yükselmiştir. Artık altlık olarak kullanma imkânı da kalmamıştır. Kilosuna elli altmış kuruş verilen bir malin hayvanın altına atılması, paranın yere atılmasına denk gelmektedir. Üstelik saman yetmediği için ithalata da başlanmıştır. Diğer taraftan yoncanın kilogramı 95, korunga ve fiğin kilogramı ise 75 kuruşun üzerine çıkmıştır. Silaj fiyatları almış başını gitmiş, tonu 300 TL'nin üzerine çıkmıştır. Aslında samana göre çok daha ucuz ve değerlidir.

Bu şartlarda kaba yemini dışarıdan temin eden işletmelerin verimli bir süt sığırcılığı yapması mümkün değildir. Kaldı ki, birçok bölgede mevcut hayvan varlığının kaba yem gereksinimini işlenen arazilerin tamamı kaba yem üretimine tahsis edilse dahi karşılamak imkânsızdır. Büyük işletmeler, hâlihazırda fahiş sayılabilecek fiyatlarla piyasadan ot, silaj ve saman toplamaya çalışmaktadır. Bu şartlarda günde 25 litre süt veren bir ineğin günlük besleme maliyeti 25 TL'yi bulmaktadır. Sağlık, hizmet alımı, elektrik ve su gibi diğer giderler de bunun üzerine eklendiğinde yemini dışarıdan temin eden işletmelerin süt fiyatları ne olursa olsun zarar etmesi kaçınılmazdır. 

  • Site Yorumları
  • Facebook Yorumları Facebook Yorumları
Yeni yorum yaz
Henüz bir yorum yazılmadı. İlk yazan siz olabilirsiniz.
CİFTCİLİK