Twitter

TARIM, MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak, her ülke gibi Türkiye için de bir milli güvenlik meselesi haline gelmiştir" dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak, her ülke gibi Türkiye için de bir milli güvenlik meselesi haline gelmiştir" dedi.

Tabit Kurucu Ortağı  Tülin Akın'ın Tarım ve Ormanda Teknolojik Dönüşümler Çalışma Grubu'nda yer aldığı ve hafta başından bu yana çalışmalarını sürdüren 3. Tarım Şurası kapanış toplantısı Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımı ile gerçekleşti. Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde, Tarım ve Orman Bakanlığınca düzenlenen "3. Türkiye Tarım Orman Şurası" kapanış programındaki konuşmasında, gelişmiş ülkelerin, gıda güvenlikleri ve geleceklerini garantiye almak için olağanüstü çaba harcadığını belirtti.

Şura'nın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Erdoğan, 15 yıl aradan sonra "ortak akıl buluşması" temasıyla düzenlenen şura boyunca Türk tarımı ve ormancılığı ile ilgili son derece verimli, kapsamlı tartışmalar yapıldığını, sektörün tüm paydaşlarının görüşlerini, eleştirilerini ve geleceğe dair önerilerini özgür bir şekilde ifade imkanı bulduğunu bildirdi.

Erdoğan, şuradaki 21 ayrı çalışma grubunda bitkisel üretimden hayvan sağlığına, desteklemeden gıda güvenliğine, orman hukukundan balıkçılık ürünlerine, tarımda teknolojik dönüşüme kadar çok geniş bir yelpazede kısa, orta ve uzun vadeli stratejilerin belirlendiğini dile getirdi.

Türkiye'nin tarım ve ormancılığını geliştirmek, sıkıntılarına çözüm bulmak için şuraya 50 binin üzerinde görüş iletildiğini aktaran Erdoğan şöyle devam etti: "Bunun yanında 81 ilde düzenlenen toplantılara sektörle ilgili 7 bini aşkın insanımız katıldı. Bu özellikleriyle 3. Tarım ve Orman Şurası, şimdiye kadarki en geniş katılımlı şura olarak kayıtlara geçti. Gerek şura sırasında sektör temsilcilerinin gerekse dijital platformlarda halkımızın dile getirdiği her bir görüşün başımızın üzerinde yeri vardır. Biz ülkemize dahil her meselede istişare kültürüne, danışmaya daima önem veren bir kadroyuz. Bizim için değişmez hüküm, 'Her işinizde istişare ediniz...' Siyasetten ekonomiye, turizmden tarıma kadar her alanda 'Bin bilsen de bir bilene danış' prensibiyle hareket ettik."

TEMEL İLKE İSTİŞARE OLDU

3. Tarım ve Orman Şurası'nın da temel ilkesinin de istişare olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Şura'da alınan kararlar milletimizin, uzmanların, sektör temsilcilerinin ve şu anda bu millet sarayında, özellikle millet evinde sizlerle birlikte bu çalışmayı yapmak, geleceğimizi aydınlatacak en önemli adımdır." ifadesini kullandı.

Uzaktan eleştirmek yerine konuya bizzat müdahil olan, kanaatlerini açık yüreklilikle paylaşan herkese katkıları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Alınan kararların tarım ve ormancılık sektörümüzün önümüzdeki 5 yılına istikamet çizeceğine inanıyorum. Elbette karar almak önemlidir ama asıl mesele alınan kararları takip edip hayata geçmesini sağlamaktır. Uygulamaya ve politikaya dönüşmeyen her karar, ne kadar güzel, ne kadar güçlü, ne kadar ufuk açıcı olursa olsun havada kalmaya mahkumdur. Çiftçimizin, üreticimizin, rızkını topraktan çıkaran tarım emekçilerimizin hakkını ancak bu şekilde ödeyebiliriz. Türk tarım ve çok daha ilerilere taşımak istiyorsak ortak akılla şekillendirdiğimiz şura kararlarını yine ortak bir çabayla uygulamaya koymamız gerekiyor. Tabii tarımcılık, bunun yanında hayvancılık bütün bunlarla beraber, gerek süt ve süt mamullerinde gerek et ve et mamullerinde atılacak adımlarla inanıyorum ki bu sektörde sizler çok ciddi sınavları veriyorsunuz ve vermektesiniz."

ALINAN KARARLARIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIM

Cumhurbaşkanı olarak Türk tarımını geliştirecek, Türk çiftçisinin güçlendirecek tüm kararların yakından takipçisi olacağını vurgulayan Erdoğan, "Evvelki akşam Ziraat Bankası Genel Müdürümüzle de etraflıca görüştüm ve bu görüşmeden sonra da Ziraat Bankamız, inşallah çiftçilerimizle çok daha etraflıca geniş kapsamlı ve kredide bugüne kadar alışılmışın dışında bir dayanışmayı sürdürecektir. Belki de sizlerle ortaklığa girecek bu tür adımları atacak." dedi.

Artık hayvan ithali yapılmasını istemediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Zaten biliyorsunuz bütün bunlarla beraber bu konuda atılmış çok kararlı adımlarımız var. İnşallah Anadolu, 'Ana' olarak her alanda görevini yerine getirecek. Dünyamız, iletişim ve ulaşım teknolojilerinde yaşanan ilerleme sonucunda çok büyük bir dönüşüm geçiriyor. Hayatımızın her alanında teknoloji devriminin olumlu veya olumsuz yansımalarına şahit oluyoruz. 15-20 yıl öncesine kadar üzerinde yeterince durmadığımız iklim değişikliği, obezite, göç, gelir adaletsizliği, kuraklık ve küresel ısınma gibi birçok mesele bugün artık insanlığın ana gündem maddeleri haline geldi. Coğrafi konumu veya gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun dünyadaki tüm ülkelerin bu sorunlarla bir şekilde yüzleştiğini görüyoruz. İklim değişikliği sadece dünyayı en fazla kirleten gelişmiş devletleri değil Afrika kıtasındaki fakir ülkeler başta olmak tüm insanlığı etkiliyor. Biz de bu olumsuzluklardan etkilenen ülkeler arasındayız. Yüce Allah'ın tüm insanlığa emaneti olan tabiat, özellikle Batılı büyük şirketler eliyle tarihte belki de hiç olmadığı kadar hoyratça kullanılıyor, adeta talan ediliyor. Verimli tarım alanlarının azaldığı, su kaynaklarının giderek kıtlaştığı, denizlerin kirlendiği, iklimlerin değiştiği, hava olaylarının öngörülemez hale geldiği ürkütücü bir dönemin içindeyiz. Bu yeni dönemin alametifarikalarından biri de toprağın, suyun, tarım alanlarının stratejik öneminin ve rekabetinin artmasıdır. Geçtiğimiz asırda yeraltı kaynakları için yürütülen mücadelenin aynısı bugün tarım alanlarının ve su kaynaklarının kontrolü için veriliyor."

İktidara geldikleri günden itibaren tarım alanlarının geliştirilmesine, su kaynaklarının korunmasına, orman varlıklarının güçlendirilmesine özel önem verdiklerini aktaran Erdoğan, tarımsal üretimi, ekonomik boyutunun çok ötesinde stratejik bir sektör olarak değerlendirdiklerini vurguladı. Bundan sonra da aynı hassasiyetle yollarına devam edeceklerine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti: "Türk tarımını, küresel tarım ve gıda şirketlerinin güdümüne sokacak her türlü teşebbüsün karşısındayız. Tarım topraklarımızın miras yoluyla bölünmesini gelin birlikte engelleyelim. Bakın iktidara geldiğimizden bu yana hep bunun gayreti içerisindeyiz. Bunu engelleyelim istiyoruz. Çünkü özellikle tarımda bu parçalanmayı, bölünmeyi engelleyebildiğimiz zaman hep birlikte ailece de milletçe de güç kazanırız. Çiftçimize her türlü araç-gereç, gübre, tohum desteği verelim. Ürünlerin en iyi şekilde değerlendirilmesini sağlayalım. Bu konuların hepsinin arkasındayız, yanındayız. Ama Türk tarımını küresel şirketlerin sadece kar odaklı çalışan çarkı içinde kesinlikle ezdirmeyeceğiz. Tarımda milli güvenliğimize özellikle öncelik vermeyen her türlü projeye, her türlü dönüşüme, karına-zararına bakmaksızın karşı olduğumuzu altını çizerek bir kez daha ifade etmek istiyorum."

YENİ DESTEKLEME MODELLERİ

Erdoğan, tarım sektörünü yılların ihmalinden, öngörüsüzlüğünden kurtarmak için yeni üretim ve destekleme modellerini devreye aldıklarını anımsattı. Çiftçilere bugüne kadar toplamda 137. 7 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini bildiren Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bakın hayali rakamlar söylemiyorum, yaptıklarımızı söylüyorum. Bakanlığımızın 2020 yılı bütçesinin yüzde 54,5'ini tarımsal desteklere ayırdık. Yani bir önceki yıla göre, tarımsal desteklerimizi yüzde 36,7 oranında artırdık. Tarımsal Gayrisafi Yurt İçi Hasılamız, 37 milyar liradan 2018 yılında, bu rakam da çok önemli, 213,3 milyar liraya ulaştı. Şimdi ana muhalefetin başı zaman zaman çıkıyor saçma sapan bir şeyler konuşuyor. Bak buradan şimdi yine açıklıyorum. Benim rakamlarım resmi rakamlardır. Gazete kupürlerinden toplanan rakamlar değildir. Devlet yalan söylemez. Devlet gerçeği söyler, ben de bunu söylüyorum. Biz tarımsal hasılada dünyada yedinci, Avrupa'da ise birinci sıradayız. Fındık, kiraz, incir, kayısı ve ayva üretimde dünya lideriyiz. Dünyanın 195 farklı ülkesine bin 690 tarım ürünü ihraç ediyoruz. Sebzede üretimin talebi karşılama oranı yüzde 107'ye çıktı. Meyve ürünlerinin tamamına, yakınında kendimize yeter durumda olduğumuzu görüyoruz, göreceğiz. CHP Genel Başkanı'nın sürekli istismar ettiği buğday konusunda, göreve geldiğimizde üretimimiz, iç talebi dahi karşılayamazken, şimdi yüzde 112 gibi çok büyük bir oranı yakaladık. Fakat bunlardan anlamaz, buğdayı göster tanımaz. Böyle bir durum var."

TARIMSAL İHRACAT RAKAMLARI

Tarımsal ürün ihracatının, 3,7 milyar dolardan 17,7 milyar dolara çıkarıldığını belirten Erdoğan, tarımda dış ticaret fazlasının 4,8 milyar dolar gibi ciddi bir rakama ulaştığına işaret etti.Topraksız tarım yapılan teknolojik sera sayının, bin 413'e yükseltildiğini dile getiren Erdoğan, modern seralarda üretilen ürünlerin yüzde 90'ının ihraç edildiğini söyledi. Organik ürün sayısının, 150'den 213'e çıkarıldığını ve bu ürünlerin yurt dışına da pazarlanarak, 2018'de 361 milyon dolar gelir elde edildiğini bildiren Erdoğan, şu bilgileri verdi: "Aynı şekilde, 145 bin ton olan tohum üretim miktarı 1 milyon tona çıktı. 20 yıl önce 'Acaba Avrupa'da, Amerika'da nerede tohum buluruz da biz bunu çiftçimize dağıtırız' diye koşturup duruyorduk. Şimdi neredeyiz? Başka bir adım attık. Tohum ihracatımızı, 11 kat artırarak 102 bin tona, ihracat rakamımızı ise 152 milyon dolara yükselttik. Bu dönemde, alan bazında tarımsal üretimin yerli tohumdan karşılanma oranı ise yüzde 80 oldu. ATA Tohumu Projesi ile ülkemiz gen kaynaklarını oluşturan bitki çeşitlerinin koruma altına alınmasını sağlıyoruz. Bu çok önemli. Dünyanın üçüncü büyük tohum gen bankasını, 250 bin örnek kapasitesiyle Ankara'da hizmete açtık. Bugün itibarıyla gen bankasında 3 bin 400 türe ait 121 bin örnek muhafaza altındadır. Bunun yanında, genç nüfusun köyde yatırım yapması ve tarımsal nüfusun gençleşmesini sağlamak için köye dönüş projesini başlattık. Genç çiftçilerimize kişi başı 30 bin lira tutarında hibe desteğini, 2016-2018 yılları arasında devreye aldık."

PAKDEMİRLİ' NİN AÇIKLAMALARI

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, tarımsal desteklerde alternatif bir yol olarak ortaya koyacakları modelle, çiftçinin üyesi olduğu kooperatifle sözleşme yapacağını belirterek, "Kooperatif, hasat vadeli sıfır faizle girdi temin edecek, ürünleri pazarlayacak." dedi.

Pakdemirli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 3. Tarım Orman Şurası'nın kapanış toplantısına katıldı. Burada yaptığı konuşmada, tarım ve ormanın, ülkenin ekonomisi, sanayisi ve geleceği olduğuna işaret eden Pakdemirli, Türkiye ve dünyada nüfusla birlikte artan gıda ihtiyacına ve gıda güvenliğinin önemine dikkati çekti. Pakdemirli, yürüttükleri politikanın ana eksenini rekabetçi, örgütlenmiş ve sürdürülebilir bir üretim modelinin oluşturduğunu aktararak, "Türk çiftçisi dünyanın en rekabetçi ürünlerini üretebilecek güce sahiptir. Bu gücü uluslararası pazarda daha fazla değer görecek ürünler için kullanmalıdır. Bu da ancak uzun vadede sürdürülebilir bir iş modeli, doğru fiyatla, doğru girdi temini ve ürünün doğru pazarlara ulaştırılması ile mümkündür. Bunun için örgütlenme konusunda dünyanın gelişmiş ülkelerinin seviyesine gelmek, bizim için artık zarurettir." diye konuştu.

Gelecek yılı Tarım ve Orman Bakanlığının dijitalleşme yılı olarak tasarladıklarını aktaran Pakdemirli, şöyle devam etti: "Üreticimizin en önemli sorunu olan mazot kullanımını azaltmak ve çevreci yaklaşımları benimsemek için yüzde 100 yerli ve milli, 45 dakika şarj ile 7 saat aralıksız çalışabilen çevre dostu ve sessiz elektrikli traktör prototipini geliştirdik. Hayvancılıkta her türlü hayvan kayıtlarının tutulması için hassas tarım tekniklerinden faydalanıp verimliliği artıracak akıllı küpe (Hayvan Takip Platformu) geliştirme çalışmalarına başladık. Sadece bu küpe sayesinde Türkiye'de döl verimliliğinin yüzde 10 artması mümkün. Bu da yüzde 5'e varan bir hayvan varlığı artışı demektir."

Pakdemirli, 2002'de 1,8 milyar lira olan tarımsal destekleri 2020 yılı için 22 milyar liraya çıkaracaklarını bildirerek, 2020'de kadın ve gençlere pozitif ayrımcılık yapan desteklere devam edeceklerini söyledi.

Tarım Orman Şurası'nın ana hedefi olarak çiftçi refahı, tarımsal üretimin artışı, güvenilir gıdanın temini, doğal kaynakların sürdürülebilirliği, orman ürünlerinde üretim artışı ve tüketicinin kollanması ilkelerini belirlediklerine işaret eden Pakdemirli, şuranın açılışının yapıldığı 17 Temmuz'dan beri 10 binden fazla paydaşla ortak akıl buluşmaları gerçekleştirdiklerini, 21 çalışma grubundaki yaklaşık 2 bin katılımcıyla son 3 gün boyunca yoğun toplantı ve çalışmalar gerçekleştirildiğini anlattı.

Pakdemirli, şura için 50 binin üzerinde görüş, öneri ve proje bildirildiğini belirterek, "Bu veriler ışığında, ortak akıl ve bilimin önderliğinde önemli bir yol haritası çizilerek ciddi bir akademik birikim elde edildi ve nihayet dün de sonuç bildirgesi hazırlandı. İnşallah bu büyük birikim sektör için önemli bir bilgi kaynağı olarak da Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi arşivine kazandırılmış olacaktır." ifadesini kullandı.

ÖNE ÇIKAN SORUNLAR

Pakdemirli, şura komisyonlarında ön plana çıkan sorunların, planlama, girdiler, örgütler, finansman, gıda güvenliği, ulaşılabilir fiyatlar ve tarımsal üretimin pazarlanması olarak sıralandığına işaret ederek, çözüm önerisinin de üretici örgütleri aracılığıyla yapılacak sözleşmeli üretime, finans kurumları ve piyasa alıcıları tarafından girdi finansman desteği verilmesine dayandığını söyledi.

Bakanlık olarak bu modeli desteklediklerini kaydeden Pakdemirli, tarımsal desteklerde alternatif bir yol olarak ortaya koyacakları bu modelle, çiftçinin üyesi olduğu kooperatifle sözleşme yapacağını anlattı. Pakdemirli, kooperatifin, hasat vadeli sıfır faizle girdi temin edeceğini, ürünleri pazarlayacağını ifade ederek,  "Yeni dönemde Bakanlık olarak sözleşmeli üretim yapan üretici örgütlerini destekleyeceğiz. Yani çiftçimiz örgütü aracılığı ile sözleşmeli üretim yaparsa, tohuma gübreye para vermeden tarlasını ekecek. Ayrıca çiftçimizin malını pazarlama derdi de ortadan kalkacak. Girdileri hasadından sıfır faizle mahsup edilecek. Bu modelin samimiyetle tartışılmasını arzu ediyor, şuramızın ilk somut çıktısı olmasını diliyorum." değerlendirmesinde bulundu.

YOL HARİTASI BELİRLENDİ

Pakdemirli, şuranın tavsiye kararları sonrasında ilk 2 aylık süreçte yol haritasının belirleneceğini bildirerek, "Ardından uygulama aşamasında, mevzuat, bütçe, zaman, insan kaynağı ve etkin iş birliği kıstaslarını dikkate alarak bir eylem planı ortaya koyacağız. Böylece başta çiftçilerimiz olmak üzere önümüzdeki çeyrek asrın yol haritasını birlikte çizmiş olacağız." dedi.

Şuranın takip sürecini ciddiyetle yöneterek, çıkacak eylem planının uygulanması konusunda yasal veya kamusal her türlü tedbiri alacaklarını da aktaran Pakdemirli, "Şuranın açılış töreninde, bir sonraki şuranın tarihinin belirlenmesini teklif etmiştim. Bir sonraki Tarım Orman Şurası'nın tarihini de komisyon tarafından 2024 yılı olarak tavsiye edildi." diye konuştu.

Pakdemirli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin sinerjisiyle ilk kez bu kadar geniş katılımlı ve verimli bir şurayı hayata geçirdiklerini belirterek, "Bu şurayla vatandaşlarımızla beraber çözüm üretmenin ve kararlar almanın bir örneğini birlikte oluşturma başarısı gösterdik. İnşallah her beş yılda bir halkımızın yine büyük teveccüh gösterdiği şuralarda buluşmayı hedefliyoruz." ifadesini kullandı.

 

 

Madde Madde Sonuç Bildirgesi

1) Tarım ve orman politikalarının; stratejik üretim ve sürdürülebilirlik ilkeleri temel alınarak oluşturulması, bütüncül ve entegre bir yöntemle hayata geçirilmesi,

2) Tarım sektörünün yapısını iyileştiren, doğal kaynakları ve çevreyi koruyan, en az üç yıllık dönemi kapsayacak, aktif çiftçi odaklı, üretim, kalite, ulaşılabilir fiyatlar ve sürdürülebilirliği esas alan yönlendirici bir destekleme sisteminin oluşturulması,

3) Tarımsal işletmelerde küçük, orta ve büyük ölçekli işletme tanımlarının yapılarak faaliyetlerin planlanması,

4) Sürdürülebilirlik, verimlilik ve rekabet ilkelerine dayalı, birim sudan maksimum faydayı sağlayacak, tarımsal üretim planlamasının bir devlet politikası haline getirilerek güvence altına alınması,

5) Arazi toplulaştırma ve sınıflandırma projelerinin hızlandırılarak on yıl içerisinde tamamlanması, toprak bilgi sistemine dayalı tarımsal arazi kullanım planlarının hazırlanması,

6) Atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması için arazi bankacılığı ve birlikte üretim gibi alternatif modellerin oluşturularak yaygınlaştırılması, miras mevzuatı geliştirilerek tarım arazilerindeki intikal sorununun çözülmesi,

7) Uzun vadede ortaya çıkabilecek olan risklerin bertaraf edilmesi, ürün çeşitliliği, dış ticarette sürekliliği sağlama, ürün maliyetlerinin düşürülmesi ve en önemlisi Jeopolitik siyaset açısından yabancı ülkelerde stratejik anlamda üretimin teşvik edilmesi için arazi kiralamalarının devam edilmesi, uluslararası tarım ve orman faaliyetlerinin kurumsal altyapıya kavuşturulması,

8) Tüm ilgili kurum ve kuruluşlarla etkin işbirliği yapılarak tohumdan sofraya dijital değer zincirinin kurulması, tarım sayımının yapılması ve güncellenebilir veri tabanının oluşturulması,

9) Serbest piyasa düzeni içerisinde tarımsal ürünlerde fiyat spekülasyonlarının önüne geçilmesi için stok takip sisteminin oluşturulması, gıda depolarında izlenebilirliğinin sağlanması,

10) Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuğu kapsamındaki ürünlerin artırılması, sistemin geliştirilmesi, lisanslı depo işletmelerince tarım ürünlerine dayanılarak oluşturulan elektronik ürün senetleri ticaretinin yaygınlaştırılması,

11) Aile işletmeciliğinin sürdürülebilirliğini sağlamak için kadın ve gençlerde girişimciliğin desteklenmesi,

12) Bitki ve hayvan hastalıkları ile etkin mücadelede yerli ilaç ve aşı üretiminin teşvik edilmesi,

13) Buzağı ölümleri ve döl verimi istatistiklerinde uluslararası ortalamalara ulaşılması,

14) Kırmızı et sektöründe küçükbaş hayvan eti tüketiminin özendirilmesi ve pazar payının artırılması,

15) Küçük ve büyükbaş hayvancılıkta halk elinde ıslah ve benzeri projelerle yerli ırklarımızın muhafaza ve ıslahına yönelik çalışmaların artırılması,

16) Mera hizmetlerinin yürütülebilmesi, mera niteliği taşıyan alanların tespit ve tahdit çalışmalarının ivedilikle tamamlanması, üreticiler ve üretici örgütlerine tahsis edilmesi, mera ıslahında kullanılacak bitki tohumları geliştirme çalışmalarının teşvik edilmesi,

17) Büyükşehir belediyelerinde mahallelerin kırsal ve kentsel olarak yeniden yapılandırılması, kırsal mahallelerde köy tüzel kişiliği yapısının korunması, kırsal yaşamın Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde bütüncül ve entegre bir bakış açısıyla koordine edilmesi,

18) Su ürünlerinde balık işleme sektörünün geliştirilmesi, pazarlama ve marka tescilinin desteklenmesi, ihracatın ve yerli tüketimin artırılması,

19) Yetiştiricilikte ve avcılıkta alternatif su ürünleri türleri ile üretim ve verimliliğin sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde artırılması,

20) Tarımsal verimliliğin artırılması ve kaynakların daha etkin kullanılması için bilişim teknolojisini tarım sektörüne entegre ederek Akıllı Tarım Uygulamalarının yaygınlaştırılması, Akıllı Tarım konusunda yetişmiş çiftçi/mühendis/ara eleman sayısının özel programlar uygulanarak artırılması,

21) Sertifikalı tohum kullanımının yaygınlaştırılması çalışmalarına devam edilmesi,

22) Ülkemizin yerel hazinesi olan ata (yerel) tohum çeşitlerinin korunması, geliştirilmesi ve ticarete kazandırılması,

23) Gıda ve yem güvenliği, halk sağlığı, bitki sağlığı, hayvan sağlığı ve refahını sağlamak amacıyla tohumdan sofraya tüm zincirde etkin bir izlenebilirlik sağlanması ve denetim sisteminin etkinliğinin arttırılması,

24) Tarım ve ormancılıkta İklim değişikliği ile önemi daha çok artan meteorolojik bilginin üretimin her aşamasında etkin kullanılması, iklim değişikliğinin etkilerini izlemeye ve araştırmaya yönelik faaliyetlerin arttırılması ve olası etkileri engellemeye yönelik eylem planlarının geliştirilmesi,

25) Toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetim ilkeleri çerçevesinde kullanılması, korunması ve izlenmesinin sağlanması,

26) Ülkemiz su kaynaklarının daha etkin ve daha verimli yönetilebilmesi, ihtiyaç duyulan hukuki alt yapının sağlanabilmesi amacıyla Su Kanununun çıkarılması,

27) Yeni sulama yatırımlarının ve rehabilitasyon projelerinin önümüzdeki 25 yılda tamamlanması, tarımda suyun etkin ve verimli kullanılmasının sağlanması,

28) Ar-Ge ve inovasyonda kaynakların daha etkin kullanılması için kamu, özel sektör ve üniversiteleri de kapsayacak yeni bir kurumsal altyapının oluşturulması,

29) Tarım ve ormancılıkta yerli genetik kaynakların ve biyoçeşitliliğin tespit, korunma, ıslah ve yaygınlaştırılması çalışmalarının artırılması,

30) Tarım ve orman ürünlerinde kalite ve standardizasyon çalışmalarının tamamlanması, sertifikasyon çalışmalarının yaygınlaştırılması,

31) Ülkemizde yetiştirilen ve uluslararası piyasalarda yüksek oranda talep gören tarım, gıda ve ormancılık ürünlerinde ihracat gelirlerini arzu edilen seviyelere çıkarmak için marka, kalite, standardizasyon, tanıtım ve özendirme çalışmalarının desteklenmesi, dünya üretiminde lider konumda bulunduğumuz ürünlerin tanıtım faaliyetlerinin profesyonel düzeyde yapılması ve pazar paylarının artırılması,

32) Tarım ve ormancılıkta iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının yaygınlaştırılması,

33) Tarım ve ormanla ilgili tüm mevzuatın bütüncül olarak değerlendirilmesi, yalın ve çelişkisiz bir mevzuat yapısının oluşturulması,

34) Kayıt, nakliye, hayvan pazarları ve mezbaha alt yapımızın yenilenerek, hayvan hareketlerinde etkin kontrolün sağlanması,

35) Tarımsal girdi ve finansman ihtiyacını karşılayan sözleşmeli bitkisel ve hayvansal üretim modellerinin desteklenmesi ve yaygınlaştırılması,

36) Arı ürünleri üretiminde verimliliğin artırılması ve katma değerli arı ürünlerinin çeşitlendirilmesi, bal harici ürünlerin eğitimlerinin yaygınlaştırılması, tüketiminin artırılması

37) Atık yönetiminde sıfır atık hedefine ulaşmak için geri dönüşüm tesislerinin artırılması, atıkların değerlendirilmesine yönelik Ar-Ge projelerinin desteklenmesi,

38) Coğrafi işaretli ürünler, markalaşma ve katma değerli üretim ile pazar çeşitliliğinin artırılması, coğrafi işaretlerin yönetişim ve denetleme süreçlerinin gözden geçirilerek mevzuatın tamamlanması,

39) Kadastrosu kesinleşen ormanların tapuya tescilinin tamamlanarak, orman sınırı dışına çıkarılacak yerlerin tayin ve tespiti (2/B) çalışmalarında yaşanan mülkiyet sorunlarının giderilmesi,

40) Uluslararası standartlara uygun Ulusal orman envanterinin tamamlanması,

41) Ülkemizin uluslararası arenada orman fidanı üretim ve pazarlama merkezi haline getirilmesi,

42) Ahşap kullanımının yaygınlaştırılması, yapısal ahşap standartlarının belirlenmesi ve ahşap yapı mevzuatının düzenlenmesi,

43) Doğal kaynakların ve biyolojik çeşitliliğin tespit, korunma, geliştirme ve izlenme çalışmalarının sürdürülmesi

44) Orman köylülerinin gelir seviyelerinin artırılması için odun dışı orman ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve tarımsal ormancılığın teşvik edilmesi,

45) Tarımsal üretimde ve ormancılık faaliyetlerinde yenilenebilir enerji sistemleri kullanımının yaygınlaştırılması,

46) Başta çiftçilik olmak üzere Tarım ve Ormancılık sektöründe yürütülen faaliyetler için meslek standartlarının oluşturulması, çiftçilik mesleki eğitim kurumlarının açılması ve eğitim alan gençlerin teşvik edilmesi, tarım ve ormancılıkta mesleki eğitimin geliştirilmesi,

47)Organik ve organomineral gübre üretiminin ve kullanımının teşvik edilerek kimyasal gübre ithalatının ve çevre kirliliğinin azaltılması, biyolojik ve biyoteknik mücadelenin yaygınlaştırılması,

48) Üretici Örgütlerinin girdi temini, üretim ve pazarlama aşamalarında etkinliklerinin arttırılması için yönlendirilmesi,

49) Gıdada bilgi kirliliğinin tanım ve çerçevesinin belirlenmesi, bilgi kirliliği çıkaranlara cezai yaptırım uygulanması için yasal mevzuatın çıkarılması,

50) Beslenme okuryazarlığının artırılması,

51) Gıda kayıp ve israfının önlenmesine yönelik ulusal politikaların geliştirilmesi, ulusal ve uluslararası iş birliklerinin artırılması,

52) Gıdada taklit ve tağşiş cezalarının etkin caydırıcılığı için mevzuatta düzenleme yapılması,

53) Deneyim ve teknik bilgi değişimi amaçlı uluslararası projelerin teşvik edilmesi,

54) Orman içi ve kenarındaki mesken ve işyeri ruhsatlandırılmalarında yangın güvenliği açısından gerekli yasal düzenlemelerin oluşturulması,

55) Orman yangınlarına müdahalede yüksek teknoloji ve yapay zekâ uygulamalarının kullanılması,

56) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen tarım ve ormancılık faaliyetlerinde denetimli serbestlik kapsamında kamuya yararlı işte çalışma cezası alan hükümlülerin kullanılması,

57) Çölleşme ve erozyonla mücadelenin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi; uluslararası kuruluşlarla etkin işbirliği yapılması,

58) Tarım sektörünün en önemli problemi olan risk ve belirsizliğin azaltılması için gelir garantili ürün sigortasının çıkarılması,

59) Tarım, orman ve suyun yönetiminin aynı çatı altında toplanmasından doğan sinerjinin bölgesel dinamiklerle en etkin şekilde ekonomiye yansıtılması için bölge veya havza bazlı yönetim modeline geçilmesi,

60) Bir sonraki Tarım Orman şurasının 2024 yılında toplanması önerilmiştir.

AA
  • Site Yorumları
  • Facebook Yorumları Facebook Yorumları
Yeni yorum yaz
Henüz bir yorum yazılmadı. İlk yazan siz olabilirsiniz.