Twitter

PORTAKAL ÜRETİCİNİN ELİNDE KALDI

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin,şu anda Antalyalı üreticinin elinde portakalın bollaştığını ve ürünün kilogramının 80 kuruşa kadar düştüğünü ifade eden Çetin, kamu alımıyla üreticinin elindeki malın eritilmesi gerektiğini söyledi.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, üretim fazlalığı nedeniyle portakalın kilosunun 80 kuruşa kadar düştüğünü ve üreticinin elinde portakal kaldığını belirterek, "Okullarda, kamu yemekhanelerinde, TSK'da günde 5 bin ton portakal tüketilebilir. Taze portakal suyu dağıtılsa hem insanlar C vitamini alır hem de bir sektöre büyük destek olunur" dedi.

ATSO'nun Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısında konuşan Çetin, son bir ayda Türkiye'de çok önemli politik ve ekonomik gelişmeler olduğunu anlatarak, Suriye'deki ateşin Türkiye'ye sıçradığını, Güneydoğu'da şimdiye kadar görülmemiş terör olaylarının yaşandığını söyledi.

Güneydoğu'daki halk ve esnaf için çok endişelendiklerini dile getiren Çetin, bölgeyi de Türkiye'yi de PKK'dan kurtaracak daha kapsamlı politikalar üretilmesi gerektiğini kaydetti.

Çetin, Türkiye'nin ve bölgenin kaderinin çizildiği, tarihe bakıp ders çıkartılması gereken günlerde bulunulduğunu ifade ederek, dış politikada bu kadar değişken bir tablo yaşanırken, iç siyasette partiler arasında gerekli diyaloğun olmadığını üzüntüyle gördüklerini söyledi.

- Rusya'nın yaptırımları

Son haftaların ve 2016'nın Antalya için en önemli konusunun tarımda ve turizmde Rusya'nın yaptırımları olacağını belirten Çetin, Rusya'nın yaptırımlarının, sanki Türkiye'yi değil, Antalya'nın tarım üreticisini ve turizmini hedef aldığını kaydetti.

Çetin, Türkiye'nin Rusya'ya yılda yaklaşık 830 bin ton meyve, 550 bin ton da sebze ihraç ettiğini vurgulayarak, sadece Antalya'dan yaklaşık 500 bin ürünün Rusya'ya gönderildiğini ifade etti.

Aralık ayında Rusya'ya meyve ihracatının bir miktar arttığını, fakat sebze ihracatının yüzde 50 düştüğünü anlatan Çetin, şöyle konuştu:

"Ekonomik kriz nedeniyle bölgemizden Rusya'ya yapılan ihracat bu yıl 340 milyon dolardan 270 milyon dolara geriledi. Yaptırımlar ocak ayında başlayacak. Ocaktan itibaren ürün de bollaşacak. Önümüzdeki aydan itibaren mutlaka alternatif pazarların, yolların bulunması gerekiyor. Eğer üretim bol olur ve alternatif bulunmazsa fiyatlar düşecek" dedi.

Çetin, Rusya'nın yaptırımlarının Antalya'nın tarım ve turizme etkilerini bir rapor haline getirerek Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik'e sunduklarını, önümüzdeki haftalarda Ekonomi Bakanı ile Gümrük ve Ticaret Bakanı ile de görüşeceklerini söyledi.

Çetin, bakanların bu konuyu çok yakından izlediklerini dile getirdi.

- Portakal bollaştı üreticinin elinde kaldı

Şu anda Antalyalı üreticinin elinde portakalın bollaştığını ve ürünün kilogramının 80 kuruşa kadar düştüğünü ifade eden Çetin, kamu alımıyla üreticinin elindeki malın eritilmesi gerektiğini söyledi.

ATSO Başkanı Çetin, şöyle devam etti:

"Portakalın kilosu şu anda halde 80 kuruş. Okullarda, kamu yemekhanelerinde, TSK'da günde 5 bin ton portakal tüketilebilir. Taze portakal suyu dağıtılsa hem insanlar C vitamini alır hem de bir sektöre büyük destek olunur. Bunun dışında Türkiye'nin büyük bir uluslararası pazarlama, tanıtım kampanyalarına girmesi gerekiyor. Türkiye dünyanın bütün önemli pazarlarında ticaret heyetleriyle aktif olmalı. Ticaret ofisleri açılmalı, ticaret ofisleri elçiliklerle müşavirlerle birlikte çalışmalı" ifadelerini kullandı.

Rusya yaptırımlarının ikinci ve en önemli kısmının Türkiye'ye charter seferlerinin engellemesi olduğunu belirten Çetin, "Ayrıca, öyle bir propaganda yapıldı ki, ilişkiler düzelmezse ciddi etkilenme olması kaçınılmazdı" dedi.

Çetin, Rusya krizinin ürün ve Pazar çeşitliliğinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade ederek, "Antalya ekonomisi her şey dahil turizm ve domates gibi iki ürüne ve Rusya ve Almanya gibi iki pazara dayalı bu yapıdan çıkmalıdır. Bunun için sektörel hedefleri ele almamız ve buna göre bir teşvik sistemi talep etmemiz gerekiyor. Önümüzdeki aylarda bunun hem akademik hem sektörel çalışmaları yapılacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

- Noel kutlamaları

Küreselleşme çağında bölgesel güç olmak isteyen bir devletin, dünyadaki 7,5 milyar insana hitap etmesi gerektiğini anlatan Çetin, bu nedenle Türkiye'nin Noel kutlamalarına da sahip çıkması gerektiğini bildirdi.

Çetin, "Noel Baba'nın çıkış yeri Demre. Türkiye hem bu tarihe sahip çıkmalı hem de kendi vatandaşları olan Hristiyanların kutlamalarına, Türkiye'de yaşayan yabancıların dini günlerine daha fazla önem vermelidir" diye konuştu.

Yılbaşının da Noel'den ayrı, yalnızca takvim yılı dolayısıyla bütün dünyada gelenek halini almış bir kutlama olduğunu belirten Çetin, dünya kentlerinin yılbaşında süslemeyle yarıştığını, süslemenin aynı zamanda bir kent estetiği olduğunu ifade etti.

- Turizmdeki kayıp

Çetin, bu yıl Rusya'dan 650 bin, Fransa, Belçika, Hollanda, İsveç, İsviçre, Avusturya, Norveç, Çek Cumhuriyeti pazarlarında da 250 bin kadar turistin kaybedildiğini anlatarak, Almanya, Ukrayna, İngiltere ve Doğu Avrupa'dan da 200 bin kadar artış olduğunu söyledi.

Turizm gelirlerinin önemli bölümünün de Antalya'ya ait olduğuna işaret eden Çetin, "Bu yıl Türkiye'de turist sayısında düşüş yok ama turizm geliri 10 ayda 2,5 milyar dolar düşmüş görünüyor. Bu, neredeyse tamamen Antalya'nın kaybıdır" dedi.

Çetin, daha önce 8 ülkeden 400 binden fazla turist getiren acentelere verilen kredi kolaylığının, 27 ülkeye genişletildiğini anımsatarak, yeni uygulamada 400 bin limitinin düşürülmesi gerektiğini, ayrıca sadece nisan ve mayıs aylarında verilecek desteğin süresinin de uzatılması gerektiğini kaydetti.

- Asgari ücret artışı

Gelecek dönem özel sektörü etkileyecek önemli bir konunun da asgari ücrette yapılması planlanan artış olduğunu ifade eden Çetin, asgari ücretin netinin 1300 liraya çıkarılmasının işverene maliyetinin bin 940 liraya ulaştığını kaydetti.

Asgari ücret kapsamında yaklaşık 5 milyon kişinin bulunduğu düşünüldüğünde 22-26 milyar liralık bir maliyet artışı ortaya çıkacağına işaret eden Çetin, asgari ücret artışından özellikle küçük işletmelerin etkileneceğini, çıkacak yüke de küçük işletmelerin zor dayanacağını savundu.

Çetin, kayıtdışılık ve işsizliğin artacağını belirterek, "Bu nedenle KOBİ'lerin bu yükünün mutlaka paylaşılması gerekir. Asgari ücret artırılmalıdır, ama bu artış, işsizlik artışına yol açmayacak bir önlemler paketiyle birlikte yapılmalıdır" diye konuştu.

Konuşmaların ardından ATSO'nun 26 milyon 850 bin lira olarak tahmin edilen 2016 bütçesi de onaylandı.

Memurlar.net
  • Site Yorumları
  • Facebook Yorumları Facebook Yorumları
Yeni yorum yaz
Henüz bir yorum yazılmadı. İlk yazan siz olabilirsiniz.