Twitter

BAKANLIKTAN KURAKLIK UYARISI

Aşırı sıcakları nedeniyle verimin düşeceğini kaydeden Tarım ve Orman Bakanlığı, yüzde yüz basınçlı sulamaya geçilmesi ve iklim bazlı dinamik sulamaya geçilmesi uyarısında bulundu. Bakanlık, meydana gelebilecek kuraklık nedeniyle de tarımsal sigortanın yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.

Tarım ve Orman Bakanlığı, "İklim Değişikliği ve Tarım" raporu yayınladı. Raporda, önümüzdeki yıllarda kuraklığın Türkiye'de geniş bölgelerde hissedileceği belirtilerek, tarım politikalarının 2-3 derece sıcaklık artışı baz alınarak yapılması gerektiği vurgulandı. Raporda, dünya genelinde 30 yıla kadar gıda yatlarında yüzde 85'e varan artışlar olabileceği ifade edildi. Türkiye'nin son dönemlerde iklim değişikliğiyle mücadelenin hemen her alanında sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde, politikalar oluşturduğu belirtilen raporda, hukuki, kurumsal ve iktisadi sistemini yeni iklim ekonomisi bağlamında geliştirme yolunda ilerlediği kaydedildi. Dünyada iklim değişikliğinden en çok etkilenmesi beklenen bölgelerden biri olan Akdeniz Havzası'nda yer alan Türkiye'de, kuraklığın geniş bölgelerde hissedileceği ve aşırı sıcak günlerin sayısının artacağı öngörülürken, bu sorunun ulusal anlamda ciddiyetle ele alınması gerektiğine dikkat çekildi. Kuraklık şiddetinde artış olacak, su ve toprak kalitesi bozulacak. Ekosistemi bozulacak ve biyolojik çeşitlilik azalacak. Ekolojik alanlarda kayma, tarımsal üretimde ve kalitede azalma yaşanacak. Zararlılarda ve hastalıklarda artış görülürken, gübreleme ve ilaçlama sorunları olacak. Sürdürülebilir gıda güvenliği sorunları baş gösterecek.

SICAKLIK TARIM KAYIPLARINA NEDEN OLABİLİR

Küresel ortalama sıcaklıktaki her bir santigrat derece artışın, küresel ortalama arazi verimlerini buğdayda yüzde 6, mısırda yüzde 7.4, pirinçte yüzde 3.2 ve soya fasulyesinde yüzde 3.1 azaltacağı öngörülüyor Dünya genelinde 3 derecelik sıcaklık artışları için (2050 yılı civarında) yüzde 25-50 seviyesinde verim kayıpları yaşanacağı tahmin ediliyor. Toprak verimliliğinin azalmasıyla birlikte topraktaki besin elementlerinde de azalmalar görülmekte. Bu durum da daha fazla kimyasal gübre kullanmaya zorluyor. GELECEKTE DÜNYAYI NELER BEKLİYOR? Raporda yer alan bilgilere göre 21'inci yüzyılın stratejik sektörleri arasında gösterilen gıda sektörü, 2050'de 10 milyara ulaşacağı hesaplanan dünya nüfusunun beslenmesinde önemli bir tehdit ile karşı karşıya. Araştırmalar, 2050 yılında dünya nüfusunu beslemek için tarım ve gıda üretiminin, bugünkü düzeyinden en az yüzde 50 oranında artırılması gerektiğini gösteriyor. IPCC'nin değerlendirme raporlarında, iklim değişikliğinin gıda yatlarında dünya genelinde yüzde 85'e varan artışların gerçekleşebileceğini öngörülüyor.

ETKİLENMEMEK İÇİN NE YAPILMALI?

Türkiye'nin önümüzdeki 10 ve 20 senenin tarım politikaları belirlenirken, 2-3 derece sıcaklık artışı ve bu artışın iklim üzerine yaratacağı etkiler varsayım senaryosu olarak ele alınmalı ve politika planları bu çerçevede yapılmalıdır. Tarımın olumlu etkilenmesi için yapılabilecek uygulamalar arasında yağmur hasadı kullanılmalı. Tasarruflu su kullanımı, doğrudan ekim yöntemi, rüzgar perdesi uygulanmalı. Gübreleme, arazi toplulaştırma, organik tarım, biyoenerji kaynakları da uygulamalar arasında olmalı. İklim değişikliğinin etkilerine hazırlıklı olmak için, tarımda iklim değişikliğine uyum seferberliğine geçilmeli. İklim değişikliğine 'uyum fonu' acilen oluşturulmalı. Düşük gelirli çiftçilere iklim değişikliğine uyum destekleri sağlanmalı. Doğrudan ekim uygulamaları yaygınlaştırılmalı. Yüzde 100 basınçlı sulamaya geçilmeli. İklim bazlı dinamik tarımsal sigorta yaygınlaştırılmalı.

 

 

 

 

  • Site Yorumları
  • Facebook Yorumları Facebook Yorumları
Yeni yorum yaz
Henüz bir yorum yazılmadı. İlk yazan siz olabilirsiniz.