Twitter

AFRİKA TOPRAKLARI KAPIŞ KAPIŞ GİDİYOR

Zengin devlet ve yatırım peşinde koşan fonlar, fakir ülkelerin pazara çıkardığı tarımsal arazileri topluyor. Son 8 yılda uluslararası fonların kendi ülkeleri dışında satın aldığı, kiraladığı veya işlettiği verimli tarım arazilerinin büyüklüğü 300 kat arttı. Yılda 4 kez ürün toplanabilen Afrika'da verimli toprağın dönümü 300 dolardan kapış kapış gidiyor.

Dünya nüfusu 7.5 milyara dayandı. Bu sayının 765 milyonu açlık sınırı altında yaşarken,1 milyar 628 milyon kişisi ise aşırı kiloları ile mücadele ediyor. Bir tarafta açlık savaşı veren insanlar dünyanın bir gerçeği olarak önümüzde dururken diğer tarafta bu sayının neredeyse iki katı bir insan topluluğu ise obezite. Böyle bir acı tabloya ilave olarak artan nüfus, gıdaya olan ihtiyacı hergeçen gün arttıyor. Bunun sonucu olarak dünyada paranın ve ticaretin küreselleşmesine ek olarak artık verimli topraklar da küreselleşmeye konu oluyor. Tarım arazileri ülkeler arasında el değiştiriyor. Derin Ekonomi, Ağustos sayısında yine çarpıcı bir dosyaya gündeme taşıdı. Yakup Kocaman, imzasıyla yayınlanan haberde yeni dünyada gıda tarımı stratejileri ele alındı. Haberde tarım arazilerinin kürselleşmesi derinlemesine konu edildi. Artık bir ticari meta olarak ülkeler arasında alınıp kiralanan tarım arazileri, dünyada yeni trend oldu. İşte çarpıcı dosyada yeralan bazı bilgiler.

DÜNYANIN ÖBÜR UCUNDAN ARAZİ KİRALIYORLAR

Nüfustaki ve gıda tüketimindeki artış, yeryüzündeki verimli tarım arazilerini her geçen gün daha da kıymetli hale getiriyor. Artık devletler kendi geleceğini, dünyanın dört bir tarafında satın aldığı ya da kiraladığı tarım arazilerinin güvenliğini sağlamakla eşdeğer görüyor. Uluslararası gıda tedarik zinciri güvenliği stratejik sektör olarak kodlanıyor. Bir taraftan devlet yatırım fonları, bir taraftan ülkelerin maddi birikimlerini temsil eden emeklilik fonları, özellikle son 5 yıldır, dünyanın dört bir tarafında hızla tarı arazisi topluyor.

SUUDİ ARABİSTAN, SİNGAPUR VE GÜNEY KORE ÖNCÜ ROLDE

Devlet fonları, egemen fonlar ya da varlık fonları adlarıyla anılan ve genellikle petrol, doğalgaz zengini devletlere ait olan yatırım kuruluşları, son yıllarda dünyanın neresinde olursa olsun verimli tarım arazilerini keşfederek bu topraklarda uzun vadeli yatırımlara yöneldi. Bu aslında bir tür devletten-devlete yatırım modeli. Londra merkezli veri kuruluşu Preqin'in rakamlarına göre, Mart 2016 itibariyle devlet varlık fonlarının toplam büyüklüğü 6.5 trilyon dolara ulaşmış bulunuyor. Norveç Hükümeti Emeklilik Fonu 835 milyar doları yönetiyor. Birleşik Arap Emirlikleri'nin ADIA fonu 792 milyar doları, Çin Yatırım Fonu ise 750 milyar dolara yakın bir varlığı yönetiyor. Tarım arazilerine ayrılacak paralar genellikle bu fonlardan çıkıyor. Tarlalarla ilgilenen devlet fonlarının başında, toplamda 194 milyar dolarlık bir varlığı yöneten Singapur'lu Temasek Holding geliyor. Gıda ve tarım sektörünü stratejik alan olarak belirleyen Temasek, 2014'te dünyanın en büyük kakao, kahve, kaju üreticilerinden olan ve Çin'de ve 
Afrika'da tarımsal üretim yapan Olam şirketini satın almıştı.

Uluslararası yatırımlar katlanıyor

2002 yılında küresel tarım sektörüne yapılan yabancı yatırım tutarı 6 milyar dolar civarındayken bu rakam 2012'de 58 kat artışla 350 milyar dolara ulaştı. Güney Kore, Japonya, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler özellikle Afrika ve Uzakdoğu'daki başka ülkelere ait verimli tarım arazilerinde milyonlarca hektar top­rak işletiyor. Suudi Arabistan'ın Etiyopya'da geniş tarım arazileri bulunuyor.

Uluslararası fonlar arazi peşinde

2008 finansal krizinin hemen öncesinde, buğday, şeker, mısır gibi tahıl ürünlerinde fırlayan fiyatlar, küresel emtia pazarının hareketlendirerek uzun vadeli kâr beklentilerini güçlendirmişti. Bu, yatırım fonlarının harekete geçmesi için iyi bir neden oldu. Ancak iştahı kabaran sadece özel yatırım fonları olmadı. Devletler 2010 sonrasında global tarım sektörüne el attı. Danışmanlık firması Valoral Advisors'a göre, 2005 yılında dünya genelinde tarım ve tarım arazilerine yatırım yapan fon sayısı 33 iken bu sayı 2015'te 240'a fırladı. Devlet fonlarının yatırım değeri 45 milyar dolara çıkarken sektör artık alternatif bir yatırım kanalı olmaktan çıkıp ana akım yatırım kollarından biri haline gelmiş oldu. Sadece tarımsal arazilere yatırım yapan fon sayısı ise 70 civarında ve bunların portföylerinde şimdiye kadar 15 milyar dolarlık arazi bulunuyor.

Yeni dünya sömürgeciliği peşindeler

Barselona merkezli, tarım alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşu Grain'in Mayıs 2016 raporuna göre dünyada yabancı fonlar tarafından satın alınan verimli tarlaların büyüklüğü 2008'de bin kilometrekare iken bu büyüklük 2016'da 30 milyon hektara, bir diğer ifadeyle 300 bin kilometrekareye yaklaştı. Yani küresel çapta el değiştiren tarımsal toprakların toplam alanı, Yalova büyüklüğünde bir tarım arazisinden Türkiye'nin yaklaşık yarısı büyüklüğüne ulaştı.

YENİ KOLONYALİZM

'Yeni kolonyalizmin( Sömürgecilik)' habercisi olarak nitelenen küresel toprak ticareti, 78 ülkede, 491 ayrı satın alma işlemiyle gerçekleşti. Tarım arazilerinin, ülkelerin istikrarı ve geleceği için stratejik bir sektör olması, bu alana giren yatırımcıların niteliğini de stratejik hale getiriyor. Hedge fonlar, özel yatırım fonları (private equities), emeklilik fonları (pension funds), uluslararası bankalar ve devlet sermayeli fonlar (sovereign wealth funds) artık ülke içi ya da ülke dışı topraklarda tarım arazileri kapatıyor.

Türkiye Afrika'da etkin

Türkiye Ziraat Bankası kanalıyla Sudan'da ve Ukrayna'da tarımsal arazilere yatırım yapıyor. Türkiye'nin sağladığı krediler sayesinde Afrika'da milyonlarca hektarlık alanda tarımsal üretim gerçekleştirilecek. Binlerce Afrikalı'ya istihdam sağlanıyor. Türkiye Sudan hükümetiyle 2014'te imzaladığı anlaşmayla Sudan'da 5 milyon dönüme yakın tarım arazisi kiraladı. Türkiye'de şu an pahalı olan ananas, mango, avakado, pepino jambu, gibi meyve ve sebzelerle kanola, pamuk ve yağlı tohumlar gibi gıda emtia ürünleri gelecekte daha ucuza temin edilebilecek. Sudan'daki diğer büyük yatırımcı devlet olan Birleşik Arap Emirlikleri bu işe 2008 yılında başladı. Özellikle Sahra altı Afrikası ülkelerinin arazilerinde etkin olan ülke ise Rabobank aracılığıyla Hollanda.

Yeni Şafak
  • Site Yorumları
  • Facebook Yorumları Facebook Yorumları
Yeni yorum yaz
Henüz bir yorum yazılmadı. İlk yazan siz olabilirsiniz.