Twitter

SAKİN ŞEHİR`İN TARIMINA ULUSLARARASI İLGİ

Tunç Soyer, Türkiye'nin ilk "sakin şehri" Seferihisar'ın köylüyü, küçük üreticiyi destekleyen tarım politikasının, BM'nin en büyük zirvelerinden Habitat'a hazırlık amacıyla yapılan uluslararası toplantılarda ilgi gördüğünü söyledi.

Soyer, yaptığı açıklamada, kentlinin sofrası ile köylünün tarlası arasında güçlü bir bağın olması gerektiğini belirterek, köylünün tarlasının yok olması halinde kentli sofrasının yoksullaşacağını, sadece endüstriyel ortamda üretilmiş, çoğu genetiği değiştirilmiş ürünlere mahkum kalınacağını vurguladı.

İlçenin tarım politikasını bu bilinçle oluşturduklarını kaydeden Soyer, tarım politikalarının küçük üreticiyi yaşatmaya yönelik bir temelden şekillendiğini söyledi. Soyer, belirledikleri politikada 4 temel başlık bulunduğunu bildirerek şöyle devam etti:

"Birincisi üretici pazarları. Sadece kendi ürettiğini satabilirsin, dışarıdan mal getirilmesine, halden mal getirilmesine izin vermeyiz. Çünkü isteriz ki o vatandaş o terk ettiği veya cesaret edemediği üretim alanlarına girebilsin. Bu madde üreticinin toprakla buluşmasına, topraktan hayatını kazanmasına imkan verdi. İkincisi tek tek küçük üreticilerin kendi başlarına sektörle mücadele etmelerini cılız bulduğumuz için, 'bir elin nesi var iki elin sesi var' düşüncesiyle onları birlik, kooperatif çatısı altında buluşturmaya gayret ettik. 

Üçüncüsü tarım ürününü işlememiz gerektiğini öğrendik. Raf ömrünü uzatmak, rekabet gücünü artırmak için ve katma değerini yükseltmek için tarım ürününü işlemek lazım. Mandalinayı sıkarsınız mandalina suyu olur. Reçeli olur, lokumunu yaparsınız. Dördüncü madde ise yerel tohumumuza sahip çıkmak. Bu hem kökümüze hem geleceğimize sahip çıkmak demek."

"2050 yılında insanlığın yüzde 90'ı kentlerde yaşayacak"

"Günümüzde dünyada global tarım politikası küçük üreticinin gözden çıkartıldığı ve tarımın büyük ölçeklerde yapılmasının arzu edildiği bir politika, buna razı olmamak lazım" görüşünü aktaran Soyer, küçük üretici yok olduğu anda doğadaki biyoçeşitliliğin önemli ölçüde zarar göreceğini savundu.

Soyer, uygulanan global tarım politikalarının "vahim" sonuçlarından birinin de dünyanın 2050 yılı için öngörülen hali olduğunu dile getirerek, "İnsanlığın yüzde 90'ının kentlerde, yüzde 10'unun kırsal alanlarda yaşayacağı öngörülüyor. Kentin refahı, kırsalın yok olması pahasına kurulamıyor. Kentteki refahı yükselten kırsalın varlığı. Bu çelişkiyi çözmek gerekiyor" diye konuştu.

"Seferihisar'ın politikası ilgi görüyor" 

Üçüncü Birleşmiş Milletler Konut ve Sürdürülebilir Kentsel Gelişme Konferansı'nın (Habitat III) gelecek yıl Ekvador'da düzenleneceğini hatırlatan Soyer, konferansta "kentsel- kırsal ilişkisi nasıl düzeltilmeli ki insanlığın geleceği tekrar aydınlık olsun" konusunda fikir alışverişinde bulunulacağını aktardı.

Soyer, konferansın hazırlık toplantılarının Kore, Kenya ve İspanya'da yapıldığını ifade ederek, şunları bildirdi:

"Hepsinin ortak gündemi o Habitat III'te masaya yatırılacak gündem maddesiyle ilgili yerel yönetimlerin neler yapabileceği. Seferihisar Türkiye'den davet edilen tek belediye. Seferihisar, toplantılarda Endonezya'da, Kolombiya'dan, Afrika'daki Benin Cumhuriyeti'nden bir belediye başkanı ile Seferihisar'da üretilen politikayı tartışıyoruz, çok heyecan verici. Kolombiya'da bizim politikamızın uygulanmaya başlanması benim için çok heyecan verici, örnek oldu Seferihisar. Şu anda öyle bir konumumuz var. Hazırlık toplantıları sırasında Seferihisar'ın bu kadar gündemde olması ve buradaki tarım politikalarımızın izleniyor olması gelecek için de, Habitat III için umut verici bir gelişme. Gittiğimiz her yerde politikamızı anlatmaya devam edeceğiz. Hazırlık toplantılarında bizim yaptığımız sunumdan etkilenip 'biz de benimseyelim' diyenler oldu. Fransa'da bile bir temsilci kendi kentinde uygulayacağını söyledi. Daha çok yayılacağını düşünüyorum."dedi.

Milliyet.com
  • Site Yorumları
  • Facebook Yorumları Facebook Yorumları
Yeni yorum yaz
Henüz bir yorum yazılmadı. İlk yazan siz olabilirsiniz.