Twitter

MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİ, `SEBZE SEPETİ` PROJESİYLE KENDİLERİ İÇİN ÜRETİYORLAR

Diyarbakır'da faaliyet yürüten Alternatif Üretim ve İstihdam Derneği, 'Sebze Sepeti' projesiyle, batı illerine giden mevsimlik tarım işçisi 156 ailenin iş sahibi olmasını sağladı.

Diyarbakır'da faaliyet yürüten Alternatif Üretim ve İstihdam Derneği, 'Sebze Sepeti' projesiyle, batı illerine giden mevsimlik tarım işçisi 156 ailenin iş sahibi olmasını sağladı. 14 farklı köyde yaşayan çiftçi aileler, kendi ürettiği doğal, organik sebze ve meyveler ile hayvansal ürünleri, dernek aracılığı ile şehirdeki tüketiciye satacak.

2012 yılında girişim halinde olan ve 2014 yılı Mayıs ayında dernek statüsüne kavuşan Alternatif Üretim ve İstihdam Derneği, Türkiye genelinde onlarca ildeki 1000'i aşkın kadınla irtibata geçerek, yeni bir üretim ve satış modeli geliştirdi. Çoğu bir şekilde şiddete maruz kalmış kadınların üyesi olduğu dernek, Diyarbakır'da geliştirdiği 'Sebze Sepeti' projesiyle de, her yıl batı illerine, iş için giden mevsimlik tarım işçilerini istihdam etmeyi hedefliyor. İlk etapta 14 farklı köyde yaşayan mevsimlik tarım işçisi 156 aileye ulaşan Dernek Başkanı Ziraat Mühendisi Gülbahar Örmek ve Proje Danışmanı Ziraat Mühendisi Serap Erkuş, aileleri batı illerine gitmemeleri konsunda ikna etti.

ÇİFTÇİ AİLELER EKİME BAŞLADI

Çiftçi ailelerin yapacağı ekim ve üreteceği hayvansal ürünlerin organik olması için sürekli yapılan ekimi kontrol ettiklerini belirten Proje Danışmanı Ziraat Mühendisi Serap Erkuş, "Bölgenin en büyük sıkıntısı mevsimlik tarım işçileri. Üniversiteden sonra Adana ve Mersin gibi şehirlerde çalıştım. Orada dikkatimi çeken ilk konu buralardan giden mevsimlik tarım işçileriydi. Çok zor şartlar altında çalışıyor ve çok az para alıyorlardı. Diyarbakır'a döndükten sonra dernek başkanı Gülbahar Örmek ile tanıştım. Onunla neler yapabiliriz diye konuştuk. Birçok proje geliştirdik ama mevsimlik tarım işçilerine yönelik geliştirdiğimiz, 'Sebze Sepeti' projesi için, 14 köydeki 156 aile ile görüşme yaptık. Bunların tümü mevsimlik tarım işçileriydi. Hayat koşulları çok kötüydü. Yaşadıkları köylerde üretim yapmaları tavsiyesinde bulunduk. Ziraat mühendisleri olarak onlara destek olacağımızı ve üretecekleri sebze, meyve ve hayvansal ürünleri şehirdeki insanlara satacağımızı söyledik. Onlar da kabul ettiler. Şimdi üretime başladılar, sebze ekimi yaptılar. Haziran'da de projemize başlayacağız" dedi.

HER AİLENİN ZİRAAT MÜHENDİSİ

Sepetin içerisindeki ürünlerin organik ve sağlıklı olduğunu sürekli kontrol edeceklerini ifade eden Erkuş, "Sepetimizin içerisinde domates, hıyar, patlıcan, biber, mevsimine göre yeşillikler, köy ürünleri, hayvansal ürünler, köy tavuğu ve yumurtası ile doğal süt bulunuyor. Ben ve başkanımız Gülbahar hanım ziraat mühendisi olduğumuz için bu ürünler kontrolümüz altında olacak. Tüketiciye doğal, organik ve sağlıklı ürünler temin edeceğiz. Her ailenin birer ziraat mühendisi gibi hareket edeceğiz. Tüketiciye bağlı olarak ne isterse ona göre mevsimlik tarım işçilerimizden temin edip onlara ulaştırıyoruz. Bizim önerdiğimiz bir sepet olacak ama tüketicilerin isteği doğrultusunda talep edilen her türlü meyve, sebze, yumurta, süt ve eti çifçi ailelerimizinden temin edeceğiz. Sattığımız ürünlerden elde ettiğimiz ücretin bir kısmını nakliye için kalan kısmını da üreticilerimize vereceğiz. Sepet üretimini de Diyarbakırlı bir engelli vatandaşımıza yaptırıyoruz. Dicle nehri kenarındaki özel bir ağacın dallarından sepet üretiyor. Sadece mevsimlik tarım işçileri değil engelli vatandaşlar ve çok sayıda kişi bu proje kapsamında istihdam edilmiş olacak" diye konuştu.

"BİZ ÜRETECEĞİZ, ONLAR SATACAK, HEP BİRLİKTE KAZANACAĞIZ"

Diyarbakır merkez Sur İlçesi'ne bağlı Bağıvar Mahallesi'nde, Alternatif Üretim ve İstihdam Derneği için bu yıl yeşil soğan, sarımsak, çeşitli meyve, roka gibi yeşillik ekimi yapan Fatma Bulut, kendi evinde ailesinin yanında üretim yapacak olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "50 yıldan beri Bağıvar Köyü'nde yaşıyoruz. Biz burada sebze ve meyve ekiyoruz. Bir ay sonra ilk hasadımızı yapacağız. Elde edeceğimiz ürünleri, Gülbahar hanımın derneğine vereceğiz. O da bizim için satacak ve ordan kazandığımız parayla geçimimizi sağlayacağız. Artık batıya gitmeyeceğimiz için memnunum. Kendi toprağımızı ekip, biçeceğiz. Alın terimizle hep birlikte kazanacağız" şeklinde konuştu.

"ARTIK AKŞAMLARI EVİME DÖNEBİLECEĞİM"

Bağıvar Mahallesi'nde, çiftçilik yapacak kadınlardan biri olan Naciye Başak da, Türkçe bilmediği için Kürtçe yaptığı konuşmada, eşinin belediyede temizlik görevlisi olduğunu belirterek, "Eşim belediyede temizlik görevlisi. 9 çocuğumuz var ve hepsi ayrı şehirlerde okuyor. Eşimin maaşı çocuklarımız ve bize yetmiyordu. Her sene fındık ve bahçelerde meyve toplamaya giderdik, yollarda perişan oluyorduk. Kazandığımız paranın ancak 4'te birini getirebiliyordum. Şimdi Gülbahar hanımın bize önerdiği proje kapsamında kendimiz ekip, kendimiz biçeğiz. Ben ayrıca pamuk tarlasına giden işçilere çavuşluk yapıyorum. Sabahtan akşam saat 18.00'e kadar süren çalışma karşılığında 25 lira yevmiye alıyoruz. Bazen yemek bile yiyemiyoruz. Ben iki kez anjiyo, bir kez de ameliyat oldum. Çocuklarım sokaklara düşmesin, kumar oynamasın, esrar içmesin diye çalışıyorum. Rahat bir yemek yesinler, okusunlar başka kimseye de muhtaç olmasınlar diye çalışıyorum. Gülbahar hanımın başlattığı proje ile hayatımız değişti. Artık, akşam evime dönüyor olmaktan çok mutluyum" dedi. - Diyarbakır

Haberler
  • Site Yorumları
  • Facebook Yorumları Facebook Yorumları
Yeni yorum yaz
Henüz bir yorum yazılmadı. İlk yazan siz olabilirsiniz.