Twitter

KÜBA`DA YENİLENEBİLİR ENERJİNİN YARINI

Küba uygulanan ablukaya ve ekonomik yaptırımlara rağmen tarım ve ormancılık faaliyetleri sonucunda oluşan milyonlarca tonluk organik atık dönüştürülerek biyokütle haline getiriyor.

Günümüzde ekolojik yıkıma çare olarak öne sürülen çözümlerden biri de fosil yakıt kaynakları yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı. Enerji ihtiyacımızın çok büyük bölümü halen "yenilenebilir olmayan" kaynaklardan sağlanmak ile beraber, yenilenebilir kaynakların kullanımı şimdiden kapitalist üretim ilişkileri içerisinde bir sektör haline gelmiş ve kendine bir pazar yaratmış durumda.

Peki kapitalist dünyada yenilenebilir enerji kaynakları insanların gündemini günlük yaşam döngüleri içerisindeki herhangi bir ticari meta gibi meşgul ederken sosyalist üretim ilişkilerinin hakim olduğu Küba'da yenilenebilir enerjinin durumu ne?

Kübalı bilim insanları J.A Suarez vd. yakın zaman önce yayınladıkları bir makalede, Küba'daki yenilenebilir enerjinin mevcut durumu hakkında merak edilen bazı sorulara cevap veriyorlar.

Küba'nın enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 53'lük kısmını, ithal ettiği petrol ve doğalgaz oluşturuyor. Venezüella'dan günlük yaklaşık 93 bin varil ham petrol ithal ediliyor. Bununla birlikte özellikle kuzey kıyılarında yapılan sondaj faaliyetleri neticesinde Küba'nın ürettiği ham petrol miktarı gün geçtikçe artıyor. Son yıllarda yapılan açık deniz sondajları ile birlikte Küba günlük 60 bin varil ham petrol üretebiliyor.

Ham petrol üretiminde yaşanan olumlu gelişmelere rağmen Küba halkı yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım oranını arttırmayı amaçlıyorlar. Bununla ilgili 2010-2030 yılları arasındaki faaliyetleri kapsayan 20 yıllık Enerji Devrimi Planı yapılmış durumda.

'ELDEKİ İMKANLAR' BİYOKÜTLEYE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR 

Küba'daki yenilenebilir enerji kullanımının çok büyük kısmını biyokütle (yüzde 99.3) kullanımı oluşturuyor. Hidroelektrik enerji (yüzde 0.6), güneş enerjisi (yüzde 0.06) ve rüzgar enerjisi (yüzde 0.04) ise başvurulan diğer yenilenebilir enerji kaynakları. Bu üç yenilenebilir enerji kaynağının kullanımının yok denebilecek kadar az olması yadırgansa da bu durum tamamen Küba'nın içinde bulunduğu özgün şartlar ile ilgili. Bu kaynakların kullanımı için gerekli olan pek çok komponent (mesela fotovoltaik paneller, rüzgar türbünleri, batarya sistemleri vs.), gerek hammadde eksikliği gerekse Küba sanayisinin yapısal kısıtları dolayısıyla ithalat gerektiriyor. ABD'nin uyguladığı mevcut abluka ve ekonomik yaptırımlar altında bu teknolojilere ulaşmak Kübalılar için zor olmakla beraber, ellerinde zaten kıt olan döviz rezervlerini de teknoloji ithalatı ile harcamak istemiyorlar. Dolayısıyla yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımında eldeki imkanlar belirleyici oluyor.

Aslına bakılırsa Küba için 'eldeki imkanlar' diye tanımladığımız şey 'istenmeyen atıklar'. Her yıl şeker kamışı, kahve, pirinç gibi zirai ürünlerin üretimi ve ormancılık faaliyetleri sonucunda oluşan milyonlarca tonluk organik atık dönüştürülerek biyokütle haline getiriliyor. Bu sayede deyim yerindeyse bir taşla iki kuş vurulmuş oluyor.

Biyokütle kullanımında şeker kamışının bir atığı olan küspe (bagasse) yüzde 58.9'luk bir oranda başvurulan birinci kaynak. Küba genelinde bulunan 54 şeker fabrikasında bu atığın kullanılması ile fabrikaların hem elektrik ihtiyaçları hem de proseslerinde kullanılan ısı karşılanıyor. Ayrıca Küba genelinde bulunan 18 alkol üretim tesisi de yine bu atığı kullanarak yılda 100 milyon litre etanol üretiyor. Üretilen etanol yakıt olarak kullanılıyor. Büyük çiftliklerden elde edilen hayvan dışkısı ve kent çöplüklerinden elde edilen organik atıklardan da biyogaz üretimi yapılıyor. Elde edilen bu biyogazda kentlerde bulunan termik santrallerde elektrik üretimi için kullanılıyor.

ENDÜSTRİYEL BİTKİ ÜRETİMİ YAYGINLAŞIYOR

Eldeki atıkların enerji kaynağı olarak kullanılmasının yanında endüstriyel bitki üretimi de yaygınlaşmakta. Ülkemizde Hint Fıstığı diye de bilinen Jatropha Curcas bitkisi üzerine yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde, bu bitkinin tohumundan biyodizel elde edilebiliyor. Özellikle taşrada bulunan verimsiz, az yağış alan ve erozyon riski ile karşı karşıya olan geniş toprakların bu bitkinin ekimi ile değerlendirilmesi düşünülüyor. Küba'da bu alanda yoğunlaşmış bilimsel çalışmalar sürdürülüyor. Bu amaçla iklim ve toprak özellikleri farklı üç deneysel çiftlikte deneme üretimleri yapılıyor. Elde edilecek sonuçlara göre bu bitkinin kullanılması ile küçük ölçekli biyodizel üretim tesislerinin kurulması ve lokal ihtiyaçların karşılanması amaçlanıyor.

Bir ada ülkesi olması sebebiyle büyük akarsulara sahip olmayan Küba'da toplam kapasitesi 58 MW olan 180 hidroelektrik santrali bulunuyor. Bununla beraber Küba, pek çoğu ekonomik ömrünü doldurmuş bu tesisler yerine daha büyük ölçekli ve elektrik üretiminin yanında sulama amaçlı da kullanılan hidroelektrik santraller yapmayı planlıyor. Küba bu kapsamda 2020 yılında kurulu hidroelektrik gücünü 500 MW seviyesine çıkarmayı planlıyor.

GÜNEŞ ENERJİSİ VE RÜZGAR ATLASLARI 

Küba önemli miktarda güneş enerjisi potansiyeline sahip bir ülke olmakla beraber bu kaynağı henüz yeterli miktarda değerlendiremiyor. Günümüzde Küba'da fotovoltaik panellerin kurulu gücü toplamda 1.8 MW. Kurulu gücün tamamını evsel ihtiyaçları karşılamak için kullanılan küçük ölçekli sistemler sağlıyor. Nüfusun dağınık olmasından ötürü şehir şebekesinin ulaşamadığı kırsal kesimlere bu teknolojiyi götürerek aydınlanma ve sulama gibi ihtiyaçların karşılanmasına yönelik olarak 2030 yılında bu kapasitenin 100 MW mertebesine çıkarılması planlanıyor. Her ne kadar fotovoltaik teknolojinin Küba'da yaygın bir kullanımı olmasa da, Küba'nın halihazırda 2001 yılından bu yana üretim yapan bir fotovoltaik panel montaj tesisi bulunuyor ve bu tarihten beri edindiği bilgi ve tecrübeyi diğer Latin Amerika ülkeleri ile paylaşıyor.

Güneş enerjisinden elektrik üretiminin yanında, başta hastane, otel, okul gibi binalarda ihtiyaç duyulan sıcak kullanım suyunu elde etmek için güneş enerjili su ısıtıcıları da kullanılıyor. Henüz bu sistemler yaygın olarak evlerde kullanılmasa da Çin hükümeti ile yapılan ikili ticaret anlaşmaları sonucunda bu sistemlerin uygun fiyatlarla ithal edilebilmesinin önü açıldığı gibi teknoloji transferi de yapılmakta. 2009 yılında Ciego de Avila kentinde kurulan modern bir fabrikada yıllık 5 bin vakum tüplü güneş kolektörü üretiliyor. Küba önümüzdeki yıllarda bu teknolojinin yaygın kullanımını sağlamayı hedefliyor.

2006 yılından beri yapılan çalışmalar neticesinde oluşturulan rüzgar atlaslarına göre, Küba'nın yaklaşık 2000 MW'lık rüzgar enerjisi potansiyeli bulunuyor. Halihazırda 3 rüzgar enerji santrali ile 7.2 MW elektrik üreten Küba, 2020 yılında 32 farklı lokasyonda toplamda 500 MW'lık kurulu rüzgar enerjisi gücüne ulaşmayı hedefliyor. Bununla beraber Küba'da rüzgar gücü ile çalışan 4 bin 850 su pompası bulunuyor ve yıllık 340 toe (ton eşdeğer petrol) tasarruf sağlıyor.

Sovyetler Birliği'nin yıkılması ile birlikte yaşadığı petrol krizinden dersler çıkaran Küba, enerji üretiminde kendi kendine yetebilirlik için hazırladığı ve 2010-2030 yılları arasında yapılacak faaliyetleri kapsayan merkezi planlamaya göre, yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin kullanımı konusunda ada ölçeğine kıyasla büyük hedefleri önüne koyuyor. Bu kapsamda Küba'nın önüne koyduğu temel hedeflerden başlıcaları, teknolojik kapasiteyi ve yetişmiş insan kaynağını arttırmak, yeni finansman çözümleri üretmek ve araştırma-geliştirme faaliyetlerini arttırmak.

Haber Sol
  • Site Yorumları
  • Facebook Yorumları Facebook Yorumları
Yeni yorum yaz
Henüz bir yorum yazılmadı. İlk yazan siz olabilirsiniz.