Twitter

YORUMA AÇIK VE MALİYET ARTTIRICI BİR YÖNETMELİK DAHA `TEHLİKELİ MADDE GÜVENLİK DANIŞMANLIĞI`

Devlet çarkının işlemesinde; yasa ve yönetmelikler esastır. İlgili bürokratlar yönetmelikleri hazırlar, bu yönetmelikler belli aşamalardan geçtikten sonra resmi gazetede yayınlanıp yürürlüğe girer. Ancak uygulamada zaman zaman bazı tereddütler hâs

Bu tereddütlerin giderilmesi için; ilgili bakanlık, bakan onayı ile, yönetmeliklerde değinilmeyen hususlara açıklık getirmek için 'YÖNERGE ' hazırlar. Bu yönergeler bir nevi üst makamlardan, alt makamlara verilen buyruk- talimat niteliğindedir.
   
Resmi gazete ve bakanlıkların yönergelerini takip eden ilgili vatandaşlar cezai duruma düşmemek için bu genelge ve yönergeleri takip edip gereği için ilgili makamlar nezdinde girişimlerde bulunur. 
   
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı; 10.4.2014 tarih ve 15341 sayılı Bakanlık Makam Onayı ile 'TEHLİKELİ MADDE FAALİYET BELGESİ DÜZENLENMESİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR '  hakkında bir yönerge hazırlamıştır ve bu yönerge yürürlüktedir.
      
Yönergeye göre tehlikeli maddeleri; dolduran, paketleyen, yükleyen, gönderen, alıcı, boşaltan ve tank-konteyner  işletmecisi olarak bu faaliyetlerden biri veya birden fazlasıyla iştigal eden işletmelerin almak zorunda oldukları 'TEHLİKELİ MADDE FAALİYET BELGESİ'  mecburiyeti vardır. 
(Tehlikeli Malların Karayolu ile Uluslararası Taşımacılığına ilişkin Avrupa Anlaşması' ADR')

Yönetmelik kapsamında;  tehlikeli maddelerden BİR TAKVİM YILI İÇERİSİNDE NET ELLİ TON ve ÜSTÜ miktarlarda işlem yapan işletmeler, TEHLİKELİ MADDE FAALİYET BELGESİ almak zorundadır. Bu belgeler, bir dizi evrakların temin ve ibrazı ile BEŞYÜZ TL. karşılığı işletmelerin bulunduğu Ulaştırma Bölge Müdürlüğünden alınır. 
  
Sonrasında ya bir danışman istihdam edilir veya bu konuda faaliyet gösteren bir danışmanlık firması ile belli bir ücret karşılığı anlaşma imzalanarak yükümlülükten kurtulun ur. 
     
 Yönergeye göre;  (İthalat veya Üretim yoluyla Gübre temin edici firmaları ilgilendiren hammaddelerden bazıları) firmalar aşağıda belirtilen ürün kodlu maddeleri veya karışımlarını kullandıkları takdirde bu sorumluluğun içerisindedirler.


-Potasyum Nitrat  UN 1486, Kalsiyum Nitrat UN 1454, kalsiyum Klorür UN 1453 ,  
-KOSTİK ( Potasyum Hidroksit ) Sıvı UN 1814, KOSTİK ( Potasyum Hidroksit ) Katı UN 1813
-Nitrik Asit  UN 2031 - UN 2032, Fosforik Asit  UN 1805, Magnezyum Nitrat UN 1474
-Potasyum Klorür - Klorid-Klorat UN 1485, Mangan Sülfat Monohidrat  UN 2724
-Potasyum Permanganat  UN 1490, Hidrojen Peroksit  UN 2014, UN 2984, UN 2015
-Etanolamin  UN 2491, Sülfürik Asit  UN 2796 - UN 1830 
    
 Yönetmelik kapsamındaki tehlikeli maddelerden bir takvim yılı içerisinde NET ELLİ TON ve ÜSTÜ miktarlarda işlem yapan işletmeler, herhangi bir işlem miktarına bağlı olmaksızın  'Tehlikeli Madde Faaliyet Belgesi '  (TMFB ) almak ve Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanı (TMGD) istihdam etmek / danışman atamak veya kurumsal bir firmadan danışmanlık hizmeti  almak zorundadırlar.
 
Yani; herhangi bir işletme yıllık 50 ton (ELLİ TON)  ve üzeri işlem yapıyorsa ve yukarıda belirtilen hammaddelerin herhangi birinden 50 kg. (ELLİ KG)  dahi kullansa bu yönetmeliğe tabidir.  
 
Bahse konu ADR yönetmeliği tamamen AB  (Avrupa Birliği) tarafından hazırlanmış bir yönetmeliktir.  AB uyum yasaları çerçevesinde, Türkiye bu yönetmeliğe uymak zorundadır ve herhangi bir değişiklik yapma tasarrufu da yoktur.  

Herhangi bir üniversitenin, herhangi bir lisans bölümünden mezun olup ( Spor Akademisi, Edebiyat Fakültesi, Müzik Öğretmenliği, Güzel sanatlar, Kimya Fakültesi, Ziraat Fakültesi, Sosyal Bilgiler öğretmenliği gibi vs)  bu yönetmelikle ilgili yapılan sınavı kazanan herkes TMGD (Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanı) olabilir. 

Belirtilen yönetmelik; yoruma açık ve gübre ve bitki besleme sektöründe faaliyet gösteren tüm işletmeler için her an cezai müeyyideye maruz kalmalarına müsaittir.  Zira yukarıda belirtilen hammaddelerin birçoğunu,  gübre firmaları veya karışım yapıp paketleyen işletmeler kullanıyor. Dolayısı ile her an için bu işletmelerin kapısını bir denetim elemanı çalıp, gereğini yapabilir.

Aklıma takılan çelişkilerin hiç değilse birkaçını yazmadan geçemeyeceğim.  

Türkiye'de akaryakıt istasyonlarının şehir merkezlerinde ve apartmanların bitişiğinde olduğu,  mutfaklarda kullanılan LPG tüplerden yüzlercesinin apartmanların altındaki depolarda stoklandığı, yine apartmanların altlarındaki işyerlerinde, boya ve patlamaya hazır muhtelif kimyasalların satıldığı, bu kimyasalların potansiyel bir tehlike olduğu ve daha benzer birçok tehlike riski taşıyan unsurlarla günlük yaşantımızda maruz kalma olasılığımız varken.

Yerleşim birimlerinden kilo metrelerce uzakta olup, minimum risk taşıyan Özel İşletme sahiplerinin stoklarında yukarıda belirtilen kimyasallardan herhangi birinden bir yıl içerisinde ELLİ KG dahi kullanıyor olsalar, maliyet artırıcı bu yönetmelik ve uygulamaya tabi olmaları oldukça düşündürücüdür.

Zira bu uygulama özel işletmeler için yürürlükte iken, RESMİ KURUM ve KURULUŞLAR 2018 e kadar muaftır. Özel işletmeler genelgeye uymadıkları takdirde cezai müeyyidelere maruz kalacaklar, ancak resmi kurum ve kuruluşlar bundan muaf tutulacak. Bence; Resmi Kurum ve Kuruluşların özel sektöre örnek teşkil etmesi gerekirken tam tersi oluyor ve uygulamaya özel sektörden başlanıyor.  

Genelge ve yönergelerin uygulamalarında eşitlik sağlanıp,  Türkiye şartlarında uygulanabilirliği dikkate alınarak hazırlanmaları dileklerimle.

Sebahattin Emül

  • Site Yorumları
  • Facebook Yorumları Facebook Yorumları
Yeni yorum yaz
Henüz bir yorum yazılmadı. İlk yazan siz olabilirsiniz.