Twitter

İNCİR ÜRETİMİNİN ÖNCÜSÜ AYDIN`DA BU YILDA UMUT VAR

Aydın ili, yamaç ve ovalarında polikültür tarım yapılabilen, Büyük Menderes Havzasının en önemli illerindendir. Türkiye'deki toplam incir ağacının %60'ından fazlası bu ildedir.

Dağlarından yağ ovalarından bal akan Aydın'nın İncirliova Ziraat Odası Başkanı Ali Kaykı ile 2016 sezonu incir hakkında konuşmak üzere  bir araya geldik. 

                                                                                                                                                                                                                                                                                        

İncirin Türkiye ve Aydın için öneminden bahsedebilir misiniz?

Dağlarından yağ ovalarından bal akan bir coğrafyada yaşıyoruz. Dört mevsim tam olarak yaşanıyor. Burada incir baş tacı. Sağlığa birçok faydası var en başta. İncirin vatanı bu topraklar, Aydın çiftçisinin önemli geçim kaynağı ve yurt dışına yaklaşık 27 ülkeye ihracat yapılıyor. Daha önceleri incir bu kadar tanınmıyordu. Örneğin Çin, AYTO öncülüğünde incirimizi ilk defa tattı. Kısacası demek istediğim eskiye oranla yurt dışından talep çok fazlalaştı. Bu bakımdan incir, ülkemize sağladığı döviz girdisi bakımından stratejik öneme sahip, üstün besleyici özellikleri nedeniyle de tartışılmaz bir ürünümüzdür. Türkiye'de üretimin %80'nide Aydın'dan karşılandığına göre burada incir olmazsa Türkiye'de yetişen bir incirden bahsedemeyiz.

2016 sezonu ürün gelişimi hakkında bize bir değerlendirmede bulunabilir misiniz?

Şuana kadar gelişim iyi gidiyor. Fakat bu aralar sıcaklığın çok fazla seyretmesi hepimizi             endişelendiriyor. Hasat on gün erken başladı diyebilirm. Düşünün aşırı sıcaklıklar insanı bile bunaltırken meyveler için kaçınılmaz son. Sıcaklığın devamı incir için büyük tehlike arz ediyor. Kırmızı örümcek bunlardan en önemlisi bu yıl kırmızı sinekle mücadele yoğun geçiyor bu böyle devam ederse çiftçinin tüm umudu kırılacak.

2016 sezonunda çiftçinin incirde en büyük sıkıntısı nedir?

En başta az önce de belirttiğim gibi sıcaklık. Bu konuda çiftçilerimizin doğa şartlarına ayak uydurmaktan başka çaresi yok. Son zamanlarda çiğ oluşumu çiftçilerimizi sıkıntıya sokuyor. Bölgede hızla jeotermaller yayılıyor. Bu konuda kesin bir açıklama henüz yapılmadı. Jeotermallerin arazi verimi ve meyve üzerindeki etkisi bakımından kesin bir ifade verilmediğinden üreticilerimiz şuan ki çiğ meselesinin tamamen jeotermallerden kaynaklandığını düşünüyor.

Bu yıl kırmızı örümcek yoğun geçiyor dediniz bununla mücadele yöntemleri nelerdir?

Yöremizde tamamen organik üretim yapılıyor. Kırmızı örümceğe hiçbir şekilde zirai ilaç uygulaması yapılmıyor. Çünkü incirde ilaç kalıntısının geçmesi zaman alıyor. İlaç pompalarına tamamen saf su doldurarak yaprakların yıkanması suretiyle bir mücadele veriliyor. Sıcaklık normal şartlarda devam ederse üreticilerimiz kırmızı örümcek açısından endişeye düşmeyecek.

Burada araya girmek istiyorum. İncirin istediği hava sıcaklığı nedir? Diye soruyorum ortalama 35 derece.

Geçtiğimiz yıla kıyasla bu yıl incir fiyatı ve rekoltesi hakkında öngörüleriniz nelerdir?

Son 3-4 yıldır üreticilerimiz incirin veriminden de fiyatından da memnun. Gelir seviyelerinde bir atışta söz konusu. Bu memnuniyet tabi ki geçtiğimiz yıl içinde geçerli az önce de belirttiğim gibi tamamen sıcaklık, eğer istenen seviyede giderse bu yıl da çiftçimizin yüzü gülecek.

Son olarak ziraat odalarına kayıtlı olan çiftçilerimizin avantajları nelerdir?

Biz Ziraat Odası olarak tamamen çiftçinin destekçiyiz. Çiftçi Kayıt Sistemine dahil olan ve organik üretim yapan çiftçilerimiz belli bir aidat karşılığında odamıza kaydolurlar. Çiftçilerimiz herhangi bir sorunlarında bize geliyor bizde gidip yerinde tespit ediyoruz, çözüm önerileri sunuyoruz. Almış olduğumuz aidat yine çiftçimize hizmet olarak geri dönüyor. Örnek verecek olursam her köyde delegelerimiz bulunuyor. Köyün pulluğa mı ihtiyacı var bütçemiz dahilinde oda olarak köye bir pulluk tahsis ediyoruz delegeler kontrolünde ihtiyacı olan veya sırası gelen çiftçilerimiz ücretsiz olarak bundan yararlanıyor.

Son olarak çiftçilerimizin beklentileri yada fikirleri nelerdir?

Çiftçimizin sesi olacak olursam; bizler inciri bitirmeyelim. Şimdi her bahçede geçen yıla nazaran 10-15 kuruyan ağaçlar var. Bunlar tamamen kurulan jeotermal enerjiden kaynaklanıyor diyor çiftçilerimiz. Önceden bu kadar çiğ yağışı yoktu diyorlar. Devlet bize bunun faydasını yada zararını söylesin faydalıysa bizlerde yapalım bunu diyorlar zararlıysa da açıklasınlar bize yol göstersinler diyorlar. Çünkü elimizde kanıtlanmış bir veri yok. Bu böyle giderse Aydın İnciri bitecek diyorlar. İhracatta, pazarda, ülke ekonomisinde büyük bir paya sahip incirimizi elimizden alınmasın diyorlar.  Tabikide sırf bu değil üreticiler son zamanlarda alternatif ürünlere yönelmeye başladı. Bunların  en başında çilek geliyor. Zeytin dahil kimi incir bahçelerinde artık çilek yetiştiriciliği başladı. Aydın toprakları Türkiye topraklarının en verimli topraklarından burada yetişen ürünlerimize gereken önemi desteği verelim.

Röportaj: Tuğba Gülsever

  • Site Yorumları
  • Facebook Yorumları Facebook Yorumları
Yeni yorum yaz
Henüz bir yorum yazılmadı. İlk yazan siz olabilirsiniz.