Twitter

ETLİK PİLİÇ YETİŞTİRİCİLİĞİ

Dünyada sürekli nüfus popülasyonunun artması sınırlı olan gıda üretimi kaynaklarına karşı, ciddi boyutlarda beslenme sorununu gündeme getirmektedir. Bu durum karşısında dünya üzerindeki bütün ülkeler özellikle sağlıklı beslenme açısından önem arz eden hayvansal gıdaların üretiminin arttırılması için büyük çabalar içerisine girmektedirler. Bunların içerisinde ise geleneksel hayvansal gıda üretimi yapılan sığır, koyun, keçi vs. gibi hayvanların dışında daha kısa sürede ve daha fazla ürün elde edilebilen hayvanların üretimine yönelik çalışmalar süregelmektedir. Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de bu konuda çeşitli seçenekler üzerinde durulmaktadır. Bu özellikleri taşıyan hayvan türlerine, tavuk, domuz, tavşan ve balıklar örnek verilebilir. Bunlar içerisinde en önde geleni şüphesiz tavuklardır. Çünkü diğer hayvanların tüketimi ülkemizde hem inanç hem de kültür açısından yaygın değildir. Ayrıca tavuk ürünlerine karşı Türkiye'nin hiçbir yerinde en ufak bir isteksizlik yoktur. Toplumumuzun gelir düzeyi artışına paralel olarak tavuk eti ve yumurta talebinin de arttığı belirtilmektedir (Atılgan, 2000).
 
Tavuk eti ve yumurta en iyi hayvansal protein ürünleri olarak gösterilmektedir. Tavuk yetiştiriciliği, üretime küçük sürüler halinde başlayıp kısa sürede büyük sürüler haline gelebilen bir yetiştiricilik şeklidir. Örneğin 2.5 kg canlı ağırlıktaki tavuğun yılda 200 yumurta verebileceği bunlardan 150 civciv çıkartabileceği, her birinin 8 hafta gibi kısa sürede 1.5-2 kg'a ulaşabileceği, kısacası 1-1.5 yıl içerisinde kendi ağırlığının 100 misli kadar ürün verebileceği düşünülürse tavuğun üretim gücü daha iyi anlaşılır (Bengtsson and Whitaker, 1986; Anonymous, 1991). 1900'lü yılların başlarında tavuk yetiştiriciliğinde, 1.5 kg canlı ağırlığa ulaşmak için geçen süre 120 gün iken bugün bu süre 33 güne kadar inmiştir.  Dört aylık olan süreç bugün neredeyse bir ay gibi çok kısa bir sürede gerçekleşmektedir. Bunda en büyük etken çok kısa sürede kesime gelen ve melezleme yapılarak elde edilmiş tavuk ırkları ile yetiştiricilik yapılmasıdır. Bu olay tavuk ırklarının ıslah edilmesi olarak da açıklanabilir. Yani daha kısa sürede gelişen ırkların yetiştirilmesiyle tavuklar çok kısa sürede kesime gelmekte ve tüketime sunulmaktadır. Ülkemizde etlik piliç yetiştiriciliğinde her üretim periyodu 6-7 (42 ile 49 gün arası) hafta gibi kısa bir sürede gerçekleşmektedir. Bir yıl süresince etlik piliç yetiştiriciliği yapan bir ticari işletme 6 ya da 7 üretim periyodu gerçekleştirebilir. Ancak zaman zaman görsel basında çıkan hormon ya da farklı başlıkları bu olaylara mal etmek yanlıştır. Bu tür spekülasyonlar her zaman üreticileri ve tüketicilerin tavuk etine bakış açılarını olumsuz etkilemektedir. Etlik piliç yetiştiriciliği ile ilgili araştırma amaçlı yapmış olduğumuz çalışmalar yanı sıra bizzat etlik piliç yetiştiriciliği uğraşmış ve yakından ilgilenen birisi olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Etlik piliç yetiştiriciliğinde hormon kullanımı söz konusu değildir. Türkiye'de yetiştiricilik süresince hormon kullanımı, bulundurulması, üretilmesi veya satılmasına yasak getirilmiştir. Ülkemizde etlik piliç yetiştiriciliğinde hormon kullanılmamaktadır. Aynı zamanda araştırıcılar hormon kullanımın ekonomik olmadığını söyledikleri gibi uygulanabilirliğinin de olmadığını belirtmektedirler. 
 
Etlik piliç yetiştiriciliği tamamen entansif bir duruma girmiş olup hayvanlar tüm yetiştirme dönemi boyunca kümes içinde kalmak zorundadırlar. Bu nedenle tavukların verimlerine, sağlığına ve yemden yararlanma yeteneklerine; yetiştirme materyali ve yemlemenin yanında kümes içi çevre koşullarının kontrolünün de önemli etkisi vardır. Kanatlı hayvanlar diğer hayvanlara göre daha hassas yetiştiricilik şekline ihtiyaç duyarlar. Dolayısıyla etlik piliç yetiştiriciliğin de çevre koşullarının diğer yetiştiricilik uygulamalarına göre daha kontrol altında tutulması gereklidir. Çevre koşullarının kontrolü deyimi; kümes içinde uygun sıcaklık, nem ve sağlık koşullarının sağlanması, hava içinde asılı toz ve istenmeyen kokuların yok edilmesi, aydınlatmanın düzenlenmesi ile kümes içerisinde hayvan yoğunluğu konularını içermektedir (Alagöz, 1983). Bu konulardan bir veya birkaçı ihmal edildiğinde hayvanlar hastalanabilmektedirler. Bizler nasıl hastalandığımızda ilaç tedavisiyle kendimizi iyileştirmeye çalışırsak aynı durum tavuklar için olduğu gibi aslında tüm canlılar içinde geçerlidir. Tavuk yetiştiriciliğinde de zaman zaman sadece ve sadece hastalık tedavisinde antibiyotik uygulanmaktadır. Büyütme amaçlı bir antibiyotik kullanımı söz konusu olmadığı gibi aynı zamanda yasaklanmıştır. Özellikle soğuk algınlığı ve benzeri belirtilerde tavuklar için de antibiyotikler hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Etlik piliç yetiştiriciliğinde antibiyotik kullanıldığı zaman, antibiyotiklerin vücuttan atıldıktan sonra kesime gitmesi hususuna dikkat edilmelidir. Çünkü antibiyotik kullanmış hayvanları kesime göndermek ve bu hayvanları tüketime sürmek doğru değildir. Ancak bu hayvanlar vücutlarından antibiyotikleri attıktan sonra kesilip tüketime sunulması doğrudur. Burada dikkat edilmesi gereken husus antibiyotik uygulamasının vücuttan atılma süresinin bilinmesidir. Kanatlıların vücutlarından antibiyotik atılımı kullanılan ilacın arınma süresine bağlı olarak yaklaşık bir hafta sürdüğü araştırıcılar tarafından belirtilmektedir. 
 
Elbette kanatlı yetiştiriciliğini bu kadar kısa paragraflarla açıklamak yeterli değildir. Ancak burada etlik piliç yetiştiriciliği ile ilgili genel bir bilgi yanı sıra, zaman zaman görsel basında ve medyada yer alan bazı önemli başlıklara bir nebze olsun açıklık getirmek istedim, saygılarımla.  
 
Atılgan ATILGAN
SDÜ Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı

ATILGAN ATILGAN

SDÜ Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı
» Tüm Yazıları
  • Site Yorumları
  • Facebook Yorumları Facebook Yorumları
Yeni yorum yaz Toplam: 2, Onay bekleyen: 0.
  1. Alkan Abedi

    Tüketici olarak bu güzel yazıyı okuyup aydinlatildigim için Atılgan beye teşekkür ederim

    • atılgan atılgan

      Sizin gibi ilgili tüketicilerin olması bizleri çok mutlu eder saygılarımla