Twitter

HEM MEYVESİ HEM FİDANI DEĞERLİ, ÜRETİCİ İÇİN DARPHANE

Tarımdan para kazanamıyoruz diyenler, herkese örnek olabilecek bir girişimcilik hikayesi. Aydın'ın İncirliova İlçesi'nde tropikal meyve olan ejderha meyvesi yetiştiriciliğine başlayan iki arkadaş ile projeleri üzerine röportaj gerçekleştirdik.

 

Bize kendinizi tanıtır mısınız?

Övünç Yorbik: İzmir Bayındır'lıyım. 18 yıl uluslararası gemilerde makineci olarak çalıştıktan sonra 2014'te Aydın İncirliova'ya yerleşerek pizza işletmeciliğine başladım. Hâlen bu işi sürdürürken 9 aydan beri ortağım Levent Topludal'la birlikte İncirliova'da 1 dekarlık serada ülkemizde ejder meyvesi olarak da bilinen pitaya yetiştiriciliğine başladık.
 
Levent Topludal: 1972 Aydın Nazilli doğumluyum. Yurdun çeşitli yerlerinde öğretmenlik ve yöneticilik yaptıktan sonra 2014'te memleketime dönerek İncirliova'ya yerleştim. Burada tanıştığım pizzacı Övünç Bey'le güzel bir dostluk geliştirdik. Bu dostluk pitaya ile tanışmama vesile oldu.
 

Bu fikir sizde nasıl oluştu?

 
Övünç Yorbik: Denizcilik, zorluğu ve yılın önemli bir kısmını aile ve dostlardan ayrı geçirmeyi gerektiren bir meslek olduğu kadar, dünyanın çok farklı ülke ve kültürleriyle tanışmanın yanında buralardaki farklı fırsatları da yerinde görme fırsatı sağlayan bir meslek. Bu mesleğim esnasında Tayland ve Vietnam'da yeme fırsatı bulduğum pitaya, orijinal lezzeti ve albenili görüntüsüyle dikkatimi çekti. Gemideki kamaramda hobi olarak yetiştirme denemesi yaptım. Ancak o dönemde ülkemizde henüz tanınmayan pitayayı ticarî olarak yetiştirmek için bugünlere gelmek gerekti. Geçen yıl Levent Bey'le sohbet esnasında bu meyveden bahsettim. Onun da dikkatini çekmiş olacak ki internetten pitaya ile ilgili araştırma yapmış.
 
Levent Topludal: Sözü burada ben devralayım. Övünç Bey bana pitayadan bahsedince ben de merak edip internetten bir araştırma yaptığımda ejder meyvesi pitayanın ülkemizde başta Mersin ve Antalya olmak üzere sera ortamında yetiştirilmeye başlanmış olduğunu ve hem meyvesi hem de fidanının değerli olması sebebiyle üreticilerine ciddi kazanç sağladığını gördüm. Övünç Bey'le tekrar yaptığımız istişareler sonucunda bu meyveyi Aydın'da yetiştirmeye ve bu bölgeye de tanıtmaya karar verdik.
 
 

Neden ejder meyvesi?

 
Levent Topludal: Övünç Bey'de, ben de mesleği çiftçilik olan insanlar değiliz. Bizi bu işe yönelten en önemli etkenlerden birisi ejder meyvesinin fazla uzmanlık ve işçiliğe ihtiyaç duymadığı için hâlen sürdürdüğümüz işlerimizi aksatmadan yetiştirilebilecek olması. Tabii ki asıl sebep bu ürünün şu an ülkemizin en kazançlı meyvesi olması. Hem meyvesi hem de fidanı değerli olan pitaya, çeliğinin dikiminden itibaren uygun bir bakımla 15 ay gibi kısa bir sürede meyve verebiliyor. İkinci yılda bir dekardan 5-6 bin adet meyve alınırken, üçüncü yıldan itibaren bu sayı 10-15 bine ulaşabiliyor. 2017 yılında bu meyve dalında mevsimine ve ağırlığına göre 8,00-17,50 TL arası alıcı buldu. Hatta geçen yıl 2018 yılında alacakları meyveleri bile bir yıl önceden peşin olarak satan üreticiler var.  Ejder meyvesi 35-40 yıl ömrü olan bir bitki olduğu için uzun yıllar boyunca üreticisine kazandırmaya devam ediyor.
Pitaya, hem üretiminin iç piyasaya bile yetmeyecek kadar az olması, hem de Avrupa ve Rusya'da oldukça geniş bir pazarının olması sebebiyle önemli bir tercih unsuru. Özellikle Avrupa pazarına bu ürün Güneydoğu Asya'dan gemilerle 19 günde ulaşıyor. Türkiye'den 1 günde Avrupa'ya gönderilebildiği için Avrupalı toptancılar hem tazelik hem de ulaşım maliyetleri açısından pitayanın ülkemizde üretiminin yaygınlaşmasını dört gözle bekliyor.
Başlangıç aşamasından bugüne kadar geçen süreyi anlatır mısınız?
 
Levent Topludal: Ejder meyvesini yetiştirmeye karar verdikten sonra sera arayışına başladık. İncirliova'da seracılık yaygın olmadığı için bu arayışımız biraz zaman aldı. Geçtiğimiz yıl Nisan ayında kiraladığımız ve Mayıs'ta dikime hazır hâle getirdiğimiz seramızda güvenilir üreticilerden fidan alarak dikimini yapmamız Ağustos'u buldu. 2017 Ağustos ayında yaptığımız dikimle pitaya seramızı oluşturduk. Seramızdan ilk fidan satışlarımız geçen ay başladı. Ekim ayında da almayı beklediğimiz ilk meyvelerimize de şimdiden toptancı ve ihracatçılardan talepler gelmeye başladı.
 

"ÜLKEMİZ İHRACATINA YENİ BİR KALEM KATILACAK"

Bu meyvenin ülkemize getirileri ne olacak?

 
Övünç Yorbik: Bu soruya üç açıdan bakmak mümkün. Öncelikle ülkemizde ejder meyvesi üretiminin yaygınlaşmasıyla üreticilerimiz emeklerinin karşılığını fazlasıyla alabilecekleri alternatif bir ürün kazanmış olacak. Ülkemiz insanı ise severek tüketeceği farklı bir lezzetle tanışacak. Pitayanın asıl kazancı ülkemiz ihracatına yeni bir kalemin katılmasıyla olacak. Çünkü pitayanın yaygın olarak üretildiği Güney Doğu Asya ülkelerinde pitaya ödemeler dengesinde ihracattaki payıyla önemli bir yer tutuyor. Hatta ülkemizde üretiminin gelişmeye başlamasıyla bu ülkelerde bölgemiz pazarına girecek önemli bir rakip olmamız sebebiyle şimdiden kriz masaları oluşturulduğu haberlerini alıyoruz. Çünkü maliyet ve tazelik bakımından ülkemizin ürünüyle rekabet edemeyeceklerinin farkındalar.
 

Türkiye iklimine uygun bir meyve mi?

 
Levent Topludal: Pitaya bitkisi ülkemize Akdeniz iklimi havzasında sera ortamında uyum sağlayabiliyor. -2 derecece kadar olan soğuklara kısa süreli olarak dayanabiliyor. Don tehlikesinin olduğu zamanlarda serada ısıtma yapmak gerekiyor. Meyvesi ise hazirandan kasıma kadar yetiştiği için soğuktan etkilenmiyor.
 

İnsan sağlığına ne gibi faydaları var?

 
Övünç Yorbik: Sağlık söz konusu olduğunda başa güreşen meyvelerden biri pitaya diyebiliriz.
. Pitaya, içinde bolca C vitamini bulunduğu için bağışıklık sistemini güçlendirir.
. Yine C vitaminin etkisiyle güçlü antioksidan özellik gösterir, vücuda serbest radikallerin girmesini önleyerek bizi hastalıklardan korur.
. Pitayanın içinde kalsiyum da oldukça fazla olduğundan kemiklerin gelişimi ve sağlığını destekler.
. Kan basıncını düşürdüğünden yüksek tansiyon gibi rahatsızlıkların önüne geçer, iyileşme sürecine destek olur.
. Bol miktarda likopen içeren pitaya, likopenin etkisiyle kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.
. Çözülebilir lifler, potasyum ve düşük şeker oranıyla Tip 2 diyabet hastalığının da önemli destekçilerindendir.
. Yok denecek kadar az olan kalorisi ve de lifli yapıda olması sayesinde zayıflamaya yardımcı olur.
. Vücudun nem dengesini koruması nedeniyle özellikle cilt kuruluğu yaşayanlar için en doğal çözümlerdendir.
. İçindeki potasyum sayesinde göz sağlığına da destek olan pitaya, göz kuruluğunu önler.
. Cinsel gücü artırmada oldukça etkilidir. Afrodizyak etkisi vardır.
 

Bizim bildiğimiz meyvecilikten farklı mı?

 
Levent Topludal: Pitaya doğal ortamında başka ağaçların gövdesine sarılarak yükselen
tırmanıcı bir kaktüs türü. Ticarî üreticiliği ise 1,50-1,75 metre yüksekliğindeki beton veya ahşap direklerin etrafına 3-4 adet fidanın dikilmesi suretiyle yapılıyor. Fidanlar direk boyuna ulaşana kadar yan dalları budanarak bir yandan yeni fidanlar elde edilirken bir yandan ana dal güçlendirilerek gelişmesi sağlanıyor. Direğin üstüne ulaştıklarında tepeleri vurularak dallanması teşvik ediliyor. Ayrıca pitaya yetiştiriciliğinde dikkat edilmesi gereken bir husus da sera toprağının geçirgen ve taban suyunun derin olması. Bir kaktüs türü olduğu için fidanın çürümemesi için aşırı sulamadan kaçınmak gerekiyor. Yetişkin fidanlar yılda üç kere budanabiliyor. Zararlıları yok denecek kadar az. Gelişmesi için hayvan gübresi destekleyici bir unsur, ama kimyevî gübreleri kesinlikle sevmiyor. Bunun dışında bize meyveleri beklemek kalıyor.
 

Bu alanda yetiştirmek istediğiniz başka  tropik meyve var mı?

 
Levent Topludal: Bizim hedefimiz öncelikle bir taraftan seramızı büyütürken bir taraftan da bu meyvenin üretimini Aydın başta olmak üzere Ege'de daha da yaygınlaştırıp tanıtırken hem bölgemizin hem de ülkemizin ekonomik bir değeri hâline gelmesine katkıda bulunmak. Orta vadede yetiştirmeyi düşündüğümüz başka bir iki tropikal meyve var ama amacımız çok çeşit değil, ülkemize katkı sağlayacak ürünlerde yoğunlaşmak.
 

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Övünç Yorbik: İnşallah ejder meyvesi kısa zamanda ülkemiz insanının tanıyıp sevdiği bir ürün olacak. İlgili üreticileri İncirliova'daki seramızı ziyaret etmeye davet ediyoruz. Size de bize bu röportaj dolayısıyla teşekkür ediyoruz.
 
Röportaj: Nazife Çakıroğulları 
  • Site Yorumları
  • Facebook Yorumları Facebook Yorumları
Yeni yorum yaz
Henüz bir yorum yazılmadı. İlk yazan siz olabilirsiniz.